Bu konuda karşımıza çıkan temel düzenlemeler, TRK m. 14 ile Ticari İşlemlerde Rehin…
TRK m. 14’ün kabul edilen ilk metni, şu şekildeydi: …
“Bu Kanun kapsamındaki borçların süresinde ifa edilmemesi hâlinde alacaklı, şu yollara başvurabilir: …
a) Birinci derece alacaklı ise icra dairesinden 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 24 üncü maddesi uyarınca rehinli taşınırın mülkiyetinin devrini talep edebilir. Bu halde icra dairesi, bu devri Sicile bildirir. Rehinli taşınırın, Kanunun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenen değerinin, birinci derece alacaklının toplam alacağından fazla olması durumunda, aradaki fark miktarından, diğer derecelerdeki alacaklılara karşı, birinci derece alacaklı ile rehin veren müteselsilen sorumludur. …
b) Alacağını, 5411 sayılı Kanun uyarınca faaliyet gösteren varlık yönetim şirketlerine devredebilir. Bu halde, varlık yönetim şirketleri, alacaklının rehin sırasına sahip olur. Öncelik hakkı bu Kanunun 11 inci maddesine göre belirlenir. …
c) Zilyetliğin devrine konu olmayan varlıklarda kiralama ve lisans hakkını kullanabilir. …
(2) Alacağın yukarıda belirtilen yollarla tahsil edilememesi hâlinde takip, genel hükümler çerçevesinde yapılır”.…
Metinden de anlaşılabileceği üzere, TRK m. 14 düzenlemesi, bir uyumsuzluğu bünyesinde…
TRK m. 14 düzenlemesinin kendi içerisindeki bu çelişkisi, doktrinde, TRK m. 14 kapsamında…
Doktrinde bu konuda iki görüş kabul edilmekteydi. Bunlardan ilkine göre burada, alacaklıya…
Bizim de katıldığımız ikinci görüşe göre ise, “Alacağın yukarıda belirtilen yollarla tahsil edilememesi hâlinde takip, genel hükümler çerçevesinde yapılır”…
6750 Sayılı Kanun’da 7099 sayılı Kanun ile yapılan ve icra ve iflâs hukukunu ilgilendiren…
Dolayısıyla, bu konudaki tartışma 7099 sayılı Kanun ile ortadan kalkmış; TRK kapsamında…
