Bu görüşe ulaşılırken tartışılan konulardan biri de şu olmuştur: Acaba, muhalefetin…
Pay sahibinin iptal davası açma hakkını artık kullanamayacağı sonucu, pay sahibinin…
Noack’a göre, kanun koyucunun, pay sahibinin sessiz kalması halinin, alınan kararı uygun bulduğu anlamına geleceği yönündeki düşüncesi, bu hali zımni bir vazgeçme beyanı olarak kabule yöneltmektedir. Halbuki, gerek pay sahipleri gerekse şirket olsun hiç kimse, pay sahibinden, alınan karara karşı bir tutum ortaya koymasını, diğer bir ifadeyle bir irade beyanında bulunmasını beklememektedir. Bu nedenle, kendisinin, muhalefetini tutanağa işletmek için harekete geçmemesi, onun dava açma hakkından vazgeçtiği yönünde bir irade açıklamasında bulunduğu şeklinde bir sonuca götürmemelidir. Zira, sessiz kalmak suretiyle bir hakkı kullanmaktan vazgeçmek, özel hukuktaki irade serbestisi bağlamında, gerçek bir irade açıklamasıdır. Böyle bir irade açıklamasında bulunmak için, kişinin, kararın hukuka aykırı olduğunu bilmesi veya en azından böyle bir aykırılığın söz konusu olabileceğini hesaba katması gerekir. Vazgeçme yönündeki zımni irade açıklaması düşüncesi böyle bir irade varsayımından hareket etmektedir. Oysaki, muhalefetini açıkça ortaya koymayan bir pay sahibi, dava açma hakkını kanun gereği kaybetmektedir. Burada, hak sahibinin, çelişkili davranış yasağı gereği bu hakkını kaybetmesi (Verwirkung)…
Burada dikkati çekmemiz gereken bir husus da, muhalefet şerhini verme, iptal davası…
Sonuç olarak, iptal davasını açmayı düşünen bir pay sahibinin, bunu açıkça ortaya…
Bu durum, genel kurul kararları açısından oy çoğunluğu ilkesi ile bağlantılıdır.…
Aşağıda belirtileceği üzere, herhangi bir şarta ve sınırlamaya tabi olmayan bir iptal…
