Doktrinde Brekoulakis, grup şirketler doktrini dahil olmak üzere, teşmile dayanak olan teori ve kurumların bir şekilde irade ile bağlantısının kurul-
İkinci sırada ise, yukarıda İsviçre Federal Mahkemesi kararlarında görülen eğilim…
Böylece, teşmile dayanak olan teori ve kurumların üçüncü kişinin tahkime yönelik…
Brekoulakis ayrıca, teşmile dayanak olarak ileri sürülen teori ve kurumların, karmaşık ticarî ilişkiler bakımından çözüm üretemediğini; özellikle devletlerin veya ana şirketlerin bağlı kuruluş ve şirketler eliyle üçüncü ülkelerde faaliyet gösterdiğini ve dikkatli hareket ettikleri takdirde bağlı kuruluş veya şirketlerin akdettiği sözleşmelerde yer alan tahkim kayıtlarının kapsamında değerlendirilmelerinin bu teori ve kurumlar uyarınca zor olduğunu örnekler üzerinden açıklamaktadır(69).…
Bu doğrultuda Brekoulakis, grup şirketler doktrinine işlevsel açıdan denk bir genel teori geliştirilemediği takdirde, tahkim hukukunun, uzun süreli ve birbiri ile bağlantılı ilişkilerden oluşan projelerden doğan uyuşmazlıklar bakımından etkinliğini kaybedeceği sonucuna ulaşmaktadır; zira bu tür projelerde, üçüncü kişiler sözleşmenin tarafı olmasa da gerçekte projeye dahil olmaktadırlar(71).…
Brekoulakis bu sorunları tespit ettikten sonra üçüncü kişilere teşmil konusunda, iradenin değil; uyuşmazlığın esas alındığı bir genel teori geliştirilmesi gerektiğini; bu çerçevede üçüncü kişinin tahkim konusu uyuşmazlığa gerçekte dahil olup olmadığının veya ne ölçüde dahil olduğunun önemli olduğunu ileri sürmektedir(74).…
Brekoulakis ayrıca görüşünü desteklemek üzere, dürüstlük, adalete erişim ve usulî haklara (due process)…
Böylece her iki görüşün ortak noktası aslında dürüstlük esası temelinde, üçüncü kişilerin…
İsviçre Federal Mahkemesi’nin de bu doğrultuda öncelikle iradenin yorumlanmasını…
