İncelenecek ilk kararda yer alan sözleşmede, yukarıda önerildiği şekilde bir “doğacak borçlar örneklendirmesi”…
Yargıtay’a konu olmuş bir diğer uyuşmazlıkta(51) davalı, bir tüketici kredisi sözleşmesinde asıl borçluya kefil olmuştur. Bu tüketici kredisi ödenmiş ve kapanmış ve fakat asıl borçlunun banka ile olan başka bir kefalet sözleşmesinde, kefil sıfatıyla var olan bir borcu yüzünden, o ilk tüketici kredisine kefil olan tüketiciye başvurulmuştur. Yargıtay ise, “Dava dışı borçlu ile davalı banka arasındaki rehin sözleşmesi kapsamında borçlu adına açılmış veya açılacak her türlü kredilerin ve borçlunun … Bankası nezdinde her ne sebeple olursa olsun asaleten ve gerekse kefaleten doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatı olarak aracın … Bankası’na rehin edildiği yönündeki kayıt yanıltıcı mahiyette olduğundan tüketici olan borçlu açısından yazılmamış sayılması gereken bir kayıttır.” diyerek…
Benzer bir kararda(52) da, “araç için kullanılan tüketici kredisinin tamamının ödenip ödenmediği tespit edilip bu kredinin ödenmiş olduğunun tespiti halinde araç üzerine banka lehine konulan rehnin konusu kalmamış olacağından şikayetin kabulüne karar verilmelidir. Mahkemece bu konuda araştırma yapılmadan rehnin araç için verilen tüketici kredisi dışında borçlunun bankadan kullandığı diğer kredilerin de teminatı sayılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.”…
Bir diğer somut uyuşmazlıkta tüketicinin müşteri olduğu bir başka banka sözleşmesi…
Bir diğer kararda da ipotek senedinde yer alan “doğmuş ve doğacak bütün borçlar”…
Tacir söz konusu olduğunda ise, Yargıtay’ın zaman zaman daha geniş bir değerlendirme…
Bununla birlikte, yine tacirin müşteri olduğu bir kararda Yargıtay, genel işlem koşulu…
Her ne kadar bu son karar haklı görünse de bir hususu önemle vurgulamak gerekir.…
Bir diğer kararda ise, bankanın tacirle kurduğu bir kredi sözleşmesinde, üçüncü şahıs…
