Görüntüleme Ayarları:
Sayfa numarasını gizle

Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.

Sayfa 43

Doç. Dr. Kerem Cem Sanlı*

ÖZET

Rekabetin Korunması Hakkında Kanun, 2020 yılının Haziran ayında, 7246 sayılı Kanun ile birlikte önemli bir değişikliğe uğramıştır. 7246 sayılı Kanun, temelde kamu hukuku yaptırımları hakkında düzenleme öngörmekle birlikte, yeni hükümlerin özel hukuk alanında da bazı sonuçları olması kaçınılmazdır. Bilhassa muafiyete ilişkin değişikliğin, özel hukuk uygulaması açısından önemli yansımaları olacaktır. İşte bu çalışmada, başta muafiyet olmak üzere, taahhüt, uzlaşma ve “de minimis” hükümlerine dair değişikliklerin, özel hukuk açısından yansımaları incelenecektir. Bu çalışmadaki temel sav, 7246 sayılı Kanun’un kabulü ile birlikte, Yargıtay’ın 1999 yılından bu yana kabul ettiği ve artık yerleştiği kabul edilen içtihadının değişmesinin gerekli olduğudur. Zira muafiyet (ve taahhüde) dair hükümler, ancak mahkemelerin Kurul’dan bağımsız olarak 4. ve 5. maddeleri (ya da hukuka aykırılığı) ele alabildiği hâllerde bir anlam ifade eder. Öte yandan bu içtihadın değişmesi, düşünüldüğünün aksine, uygulama açısından önemli bir sorun yaratmayacaktır. Nitekim çalışmada, çeşitli senaryolar çerçevesinde mahkeme ve Rekabet Kurulu arasındaki (en uygun) ilişkinin nasıl kurulabileceği ele alınmıştır. Ancak son tahlilde özel hukuk alanında kapsamlı bir kanun değişikliği ihtiyacı olduğunu da belirtelim. Zira yeni hükümler, hâlihazırda sorunlu olan özel hukuk tatbikatında belirsizliği artırma riskini taşımaktadır.

Anahtar kelimeler: Muafiyet, Rekabet Kanunu Değişikliği, Taahhüt, Tazminat…

I. GİRİŞ