Sayfa 73Ahmet Fatih Özkan…
ÖZET
Rekabet hukukunda de minimis, normal şartlar altında rekabet hukukunun yasaklayıcı normları çerçevesinde rekabeti sınırlayıcı bir anlaşma olarak değerlendirilebilecek bazı anlaşma türlerinin, rekabeti hissedilebilir ölçüde sınırlamaması nedeniyle rekabet otoritelerince dikkate alınmaması olarak tanımlanabilir. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un ilk hâlinde düzenlenmeyen de minimis kuralı, 4054 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten çeyrek asır sonra, 7246 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Türk rekabet hukuku mevzuatına dâhil edilmiştir. Bu doğrultuda, ilgili pazarda belli bir pazar payına sahip teşebbüsler arası de minimis niteliğindeki, kanunun deyimiyle “rekabeti kayda değer ölçüde kısıtlamayan” anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği kararları, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle Rekabet Kurulu tarafından soruşturma konusu yapılmayabilecektir. 7246 sayılı Kanun’da ana hatlarıyla düzenlenen de minimis kuralının usul ve esaslarına, 2021/3 sayılı Rekabeti Kayda Değer Ölçüde Kısıtlamayan Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Teşebbüs Birliği Karar ve Eylemlerine İlişkin Tebliğ’de yer verilmiştir. Söz konusu Tebliğ hazırlanırken büyük ölçüde Avrupa Komisyonu’nun 2014 tarihli De Minimis Duyurusu’ndan yararlanılmıştır.…
7246 sayılı Kanun öncesinde Rekabet Kurulu, mevzuattaki bu boşluğu 4054 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine dayandırdığı kararlarıyla doldurmuş, uygulamada de minimis kuralının eksikliğini adeta hiç hissetmemiştir. Gerçekten, 7246 sayılı Kanun öncesinde Kurul’un “de minimis” terimini açıkça zikretmeden, ancak fiilen de minimis kuralı varmış gibi değerlendirmelerde bulunarak ilgili teşebbüslere soruşturma açmaksızın, 9/3. madde uyarınca görüş yazısı göndermek …
Anahtar Kelimeler: De Minimis, Rekabetin Hissedilebilir Derecede Sınırlanması,…