Ticaret Hukuku Anabilim Dalı…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi: Ocak 2020
Sayfa: 169 - 175
Bilge Utkan Mersin, Sinan Sarıkaya, Murat Alışkan
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
OTURUM BAŞKANI…
Prof. Dr. Merih Kemal OMAĞ…
İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi…
TEBLİĞLER…
Dr. Öğr. Üyesi Hanife DOĞRUSÖZ KOŞUT…
Ticari Uyuşmazlıklarda Zorunlu Arabuluculuk Sisteminin Sigorta Hukukundan Kaynaklanan Uyuşmazlıklara Uygulanması ve Sigortacılık Tahkimi ile Karşılaştırması…
Dr. iur. Funda ÖZDİN…
Cash Pooling (Nakit Havuzu) Uygulamasında Bağlı Şirket Yönetim Organının Sermayenin Korunması İlkesi Bağlamındaki Yükümlülükleri ve Sorumluluğu…
Dr. Öğr. Üyesi Kadir BAŞ…
Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Anonim Şirket Paylarının Yavru Şirketi Tarafından İktisap Edilmesi: Sorunlar, Saptamalar ve Öneriler Prof. Dr. Merih Kemal Omağ: Şimdi soru cevap kısmına geçiyoruz. Soruları toplu…
Doç. Dr. Özlem Karaman Coşgun: Anlatımınızı yaparken, günlük olarak takip edilmesi gerektiğini, haftalık takipler ve aylık takiplerin yeterli olmayacağını söylemiştiniz. Bunu dinlerken benim aklıma kanundaki 1 yıllık süre geldi. Yani faaliyet döneminin sonuna kadar beklenmesi gerektiği, faaliyet döneminin sonunda denkleştirilmesi gerektiğine ilişkin. Özellikle yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu bakımından. Bununla beraber de şirketlerin özellikle yatırım yaptıkları dönemlerde mali yapılarının bozulabileceği ama gelecekte o yatırımın verimli bir şekilde geri dönüşü sağlandığında mali yapının çok çok daha iyi durumlara gelebileceğine ilişkin yaşanan sıkıntılar ve örnekler aklıma geldi. Bu çerçevede düşündüğünüzde örneğin 1 aylık bir sürenin sonunda sözleşmeyi feshediyorum deyip uygulamaya son vermek mi daha doğru yoksa faaliyet döneminin sonuna kadar bekleyip bir şekilde denkleştirip denkleştiremeyeceğini gözlemlemesi mi daha doğru? Ya da hakim şirketin ticari faaliyet alanını, özellikle masraf gerektiren alanlarda yatırım yapmasını dikkate alarak, faaliyet döneminin sonu aşılsa dahi bu somut durum dikkate alınarak sözleşmeyi feshetmeyip sonrasını beklemesi mi daha doğru diye sormak istiyorum. Teşekkürler.…
Prof. Dr. Merih Kemal Omağ: Teşekkür ederiz efendim. Başka soru var mı Funda…
Prof. Dr. Yusuf Karakoç: Hocam ben soru sormaktan ziyade hem Sayın Doğrusöz…
Arabuluculuk bir uyuşmazlık çözüm yolu değildir. Tahkim, uyuşmazlık çözüm yolu ama…
Sayın Özdin’in tebliği ile ilgili de, acaba Kurumlar Vergisi Kanunu dikkate alınsa…
Prof. Dr. Merih Kemal Omağ: Efendim, çok teşekkür ederim ama ben son konuştuğunuz…
Sayın Baş’a soru var mı efendim?Sayfa 171…
Prof. Dr. Mustafa Çelen: Funda Hanım’a tebliğ için teşekkür ediyorum, çok…
Prof. Dr. Merih Kemal Omağ: Biz teşekkür ediyoruz efendim. Herhalde sayın…
Av. Deniz Ulaş Göçen: Benim sorum Kadir Baş Hoca’ya olacak. 493. madde belirli hallerde şirketin kendi paylarını alması hususunda bir düzenleme getiriyor. Burada da benim özellikle sorduğum kısmını hızlıca okuyacağım. Hükümde “Şirket, esas sözleşmede öngörülmüş önemli bir sebebi ileri sürerek veya devredene, paylarını, başvurma anındaki gerçek değeriyle, kendi veya diğer pay sahipleri ya da üçüncü kişiler hesabına almayı önererek, onay istemini reddedebilir.” diyor.…
Prof. Dr. Merih Kemal Omağ: Teşekkür ederim. Buyurunuz efendim. Önce birinci…
Dr. Öğr. Üyesi Hanife Doğrusöz Koşut: Hocam öncelikle değerli katkınız için…
Prof. Dr. Merih Kemal Omağ: Size başka soru var mıydı? Bu kadar mıydı cevabınız?…
Ar. Gör. Dr. Funda Özdin: Teşekkür ederim Hocam soru için. Anladığım kadarıyla…
Doç. Dr. Özlem Karaman Coşgun: Hem yatırımlar bakımından, hem bir yıllık süre dikkate alındığında, yatırım yapması ihtimalinde mali yapısının o dönem için ekside olabileceği ama sonraki ilerleyen dönemlerde artıya geçebileceği ihtimali, kanundaki bir yıllık süre, bir de sizin
Ar. Gör. Dr. Funda Özdin: Teşekkür ederim. Şimdi şöyle, her şeyden önce hakim şirket bir yatırımda bulunmuşsa, zaten o para onun bünyesinde demektir. Örneğin bir fabrika almış, işletme alanını genişletmiş veya benzeri bir yatırım yapmış olması halinde, bu bir zarar olarak görülmeyecektir. Dolayısıyla değerlendirme yaparken hakim şirketin yeterli nakde sahip olup olmadığına göre değil, malvarlığına, mali durumuna bakılmalıdır. Örneğin, A bağlı şirketinin havuza bir milyon kadar ödeme yapmış olması halinde, bunun geri ödenip ödenmeyeceğinin değerlendirilmesinde, hakim şirketin mali durumuna bakılması gerekmektedir. Yani bağlı şirket yönetim organı, hakim şirketin malvarlığını, mali durumunu ve buna bağlı olarak ödeme gücünü göz önünde bulundurup, havuza yapılan ödemelerin geri ödenmeme tehlikesi altında olup olmadığını değerlendirmelidir. Dolayısıyla hakim şirketin birtakım yatırımlar yapmış olması sebebiyle yeterli nakde sahip olmaması, tek başına bağlı şirketin ödenen parayı geri çekmesini gerektiren bir durum değildir. Yıl sonunun beklenip beklenemeyeceği sorusuna gelecek olursak, bağlı şirket organının yaptığı değerlendirmeler bunu gerektiriyorsa tabi ki beklenebilir. Varsayalım ki havuzdan bir milyon liralık alacağımız var, ancak havuz hesabı sıfıra inmiş. Bağlı şirket yönetim organı yılın sonunda denkleştirmenin gerçekleştirileceğine inanıyorsa yıl sonunu bekleyebilir. Ancak denkleştirmenin, havuza yapılan aktarımların geri ödeneceğini varsaymasını gerektirecek başka sebepler yoksa, yıl sonuna kadar beklememelidir. Bu noktada “cash pooling” sisteminin…