Konuya ilişkin “III. Mirasın açılmasından önce yapılan sözleşmeler” kenar…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi: Şubat 2023
Sayfa: 149 - 153
Dr. Öğr. Üyesi Şirin Aydıncık Midyat
Editör:Baki İlkay Engin
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
Dr. Öğr. Üyesi Şirin AYDINCIK MİDYAT*…
1.MK 678 Hükmü Uyarınca Yapılacak Sözleşmelerin Konusu ve Kapsamı
Tebliğin başlığında her ne kadar açılmamış miras payı üzerindeki hukuki işlemler…
Böyle bir sözleşme gereğince yerine getirilmiş olan edimlerin geri verilmesi istenebilir.”…
Görüldüğü üzere Türk ve İsviçre hukuklarında kanun koyucu miras açılmadan önce muhtemel…
Kanunun 678. maddesinde her ne kadar genel olarak “bir mirasçının henüz açılmamış…
Bu yönde bkz. 8.HD, 12.9.2013, E.2013/10751, K.2013/11676 (Kazancı Otomasyon):…
“… Dava dilekçesinin içeriği ve her iki sözleşmenin kapsamına göre; davaya konu noter sözleşmelerinin düzenlenmesinin amacı miras bırakanların sahip olduğu mal varlığının taksimine yönelik olup, bu halde davada dayanılan hukuki sebep mirastan feragat olmayıp, miras taksimine ilişkindir. T.M.K.nun 676. maddesine göre, miras taksim sözleşmesi terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde de yapılabilir. Yine T.M.K.nun 677 ve 678. maddesine göre de, miras bırakanın katılımı ile bir mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında diğer mirasçılarla yapacağı sözleşmeler geçerlidir. Hal böyle iken mahkemece T.M.K.nun 676 vd. maddeleri göz önünde tutulup toplanan deliller ışığında bir değerlendirme yapılarak uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekirken hukuki yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.”…
8.HD, 08.05.2008, E.2008/1597, K.2008/2554 (Kazancı Otomasyon):…
“… Davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan Nazilli Birinci Noterliği’nce düzenlenen 10.04.1980 gün, 5269 yevmiye numaralı “düzenleme şeklinde taksim sözleşmesi” başlıklı belge uyarınca miras bırakan Emine ve Ahmet’in katılım ve onayıyla mirasçılık belgesinde isimleri geçen mirasçılarının dava konusu parselleri ve dava dışı bulunan diğer parselleri taksim ettikleri belirlenmiştir. Sözleşmenin incelenmesinden de anlaşılacağı üzere, taksim sözleşmesi miras bırakan Ahmet ve Emine’nin sağlığında düzenlenmiştir. TMK’nın 678. maddesi hükmüne göre miras bırakanın katılması veya izni olmaksızın bir mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında diğer mirasçılar veya üçüncü bir kişiyle yapacağı sözleşmeler geçerli değildir. Görülmekte olan davada dayanılan sözleşme anılan hükme uygun olarak düzenlenmiştir. Başka bir …
İsviçre’de de tür sözleşmelerin ileride tek başına mirasçı olacak bir kimsenin miras…
Yargıtay da MK 678 çerçevesinde tek tek malvarlığı değerlerinin listelenmesiyle yapılacak…
“Kardeş olan taraflar arasında 14.9.2001 tarihinde (adi şekilde) gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlendiği, miras bırakanlarının ise 17.7.2002 tarihinde öldüğü, adiyen düzenlenmiş sözleşmede her iki tarafın imzasının bulunduğu görülmektedir.…
Mirasçı olan taraflar, henüz doğmamış miras haklarının devri konusunda sözleşme düzenlemişler ve satış vaadi olduğunu belirtilmişlerdir.…
Yukarıda açıklanan düzenlemeler göz önüne alındığında taraflar arasındaki sözleşmenin mirasçılar arasındaki sözleşmeleri düzenleyen T.M.K.nun 677. maddesine göre geçerli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Aynı “Kanunun Mirasın Açılmasından Önce Yapılan Sözleşmelere” ilişkin hüküm içeren 678.maddesine göre; mirasbırakanın katılması veya izni olmaksızın bir mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında diğer mirasçılar veya 3. bir kişi ile yapacağı sözleşmeler geçerli değildir. Böyle bir sözleşme gereğince yerine getirilmiş olan edimlerin geri verilmesi istenebilir. Buna göre, adiyen düzenlenen sözleşmeler geçerli ise de, buna mirasbırakanın katılımı ya da izni aranmıştır.…
Bir an için eldeki davaya konu sözleşmenin T.M.K.nun 678. maddesi kapsamında olduğu düşünülse dahi, bu halde de, murisin sözleşmeye katılmadığı ve onay da vermediği anlaşıldığından, bu yönden de geçerli kabul edilemeyecektir.”…
Yine bu yönde bkz. 14.HD, 14.6.2017, E.2015/3945, K.2017/5149 (Kazancı Otomasyon)…
“… Az yukarda açıklandığı gibi taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinde amaç ileride bir taşınmazın satış işleminin yapılmasıdır. Bu kapsamda satış vaadi sözleşmesi düzenlendiği anda taşınmazda malik olmak gerekmediği gibi özellikle elbirliği ortaklığına konu taşınmazlarda ileriye dönük olarak bir miras bırakandan gelecek hisselerin de satışının vaad edilmesi mümkündür ve böyle bir satış vaadi sözleşmesi bir taahhüt muamelesi olarak geçerlidir.…
Nitekim, davalıların murisleri ...’den gelecek miras paylarının (dava konusu taşınmazda) satışını vaat etmeleri de geçerlidir... 17.03.2013 tarihinde öldüğüne göre ondan gelen miras paylarının tescili de talep edilebilir. Davalı ... velisi Memnune ile davalı ...’in, muris ...’den gelen hakların devredilmediğine dair savunmaları yazılı belgeler karşısında geçersiz kalmaktadır. …”…