“… Davalılar ... ve ...’ye velayeten anneleri ... 29.01.2013 tarihli resmi şekle uygun düzenlenmiş satış vaadi sözleşmesi ile tüm miras bırakanlarının vefatı nedeni ile kendilerine intikal etmiş ve edecek olan 898 ada 37 parsel sayılı taşınmazdaki hak ve hisselerinin tamamını davacılara eşit hisseler oranında satmayı vaad ve taahhüt etmişlerdir. Dosyada mevcut veraset ilamlarına göre davacılar ve davalılar satış vaadi sözleşmesine konu 898 ada 37 parselin tapu kayıt maliki ... (29.03.1999 tarihinde ölmüştür ) ile 17.03.2013 tarihinde ölen eşi ...’nin mirasçılarıdır.…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi: Şubat 2023
Sayfa: 164 - 173
Şirin Aydıncık Midyat
Editör:Baki İlkay Engin
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
6.Mirasbırakanın Katılımı veya İzni Bulunmamasına Rağmen Yargıtay’ın Hatalı Olarak Açılmamış Miras Üzerindeki Sözleşmeyi Geçerli Saydığı Haller
Yargıtay kararlarına baktığımızda genellikle Yargıtay’ın da mirasbırakanın katılımı…
Gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi dışında taraflar arasında aynı tarihte yani 29.01.2013 tarihinde 6 maddeden ibaret olarak haricen düzenlenmiş bir protokol de bulunmaktadır. Bu protokole baktığımızda; 898 ada 37 parsel sayılı taşınmazda ... ve ...’nin halen maliki olduğu hisseler ile babanneleri ...’nin vefatı sonucunda maliki olacakları hisselerin tamamını da davacılara (..., ..., ... ve ...) tapuda eşit olarak devrinin kararlaştırıldığı, 4. maddede bu hususta ayrıca noterde gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi yapılacağı, devir konusu bu hisseler için 32.400 TL bedelin nakten ve peşinin ödendiği belirtilmiş, protokol davacılar ile davalı ... ve davalı Büşra D.’ye velayeten annesi ... tarafından imzalanmıştır.…
Gerek, 29.01.2013 tarihli noterde düzenlenmiş gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi ve gerekse aynı tarihli haricen düzenlenen protokolün içeriklerinin aynı ve birbirini teyit eder nitelikte olduğu, esasen protokolde çok açık bir şekilde yazılmış olan devir ve satışa konu edilen hisselerin satıcıların ve alıcıların gerçek irade ve istemlerini dile getirdiği, satış vaadi sözleşmesinin de hemen bu protokolden sonra ve protokolde yazılı hususlar doğrultusunda düzenlendiği şüpheye yer vermeyecek bir şekilde anlaşılmaktadır.…
Az yukarda açıklandığı gibi taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinde amaç ileride bir taşınmazın satış işleminin yapılmasıdır. Bu kapsamda satış vaadi sözleşmesi düzenlendiği anda taşınmazda malik olmak gerekmediği gibi özellikle elbirliği ortaklığına konu taşınmazlarda ileriye dönük olarak bir miras bırakandan gelecek hisselerin de satışının vaad edilmesi mümkündür ve böyle bir satış vaadi sözleşmesi bir taahhüt muamelesi olarak geçerlidir.…
Bu durumda mahkemece, davaya konu 898 ada 37 parsel sayılı taşınmazda murisler ... torunları ve mirasçıları olan ... ile ...’ye intikal etmiş olan miras paylarının tamamının tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına eşit hisseler oranında tesciline karar verilmesi gerekirken aksine bir takım görüş ve düşüncelerle yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmü bozulması gerekmiştir. …”…
Yine mirasbırakanın sağlığında mirasçılar arasında yapılan ve müstakbel terekedeki…
HGK, 8.6.2011, E.2011/14-408, K.2011/402:…
“DAVA: Taraflar arasındaki “tapu iptal ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 2.11.2009 gün ve 2007/320 E-2009/284 K sayılı kararın incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 14.Hukuk Dairesinin 22.3.2010 gün ve 2010/2431-3106 Sayılı ilamı ile;…
(... Dava, 14.9.2001 tarihli adi yazılı düzenlenmiş “gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi” başlıklı belgeye dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.…
Mahkemece, dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir.…
Borçlar Kanununda kural olarak sözleşmelerin yapılışı bir şekle tabi tutulmamıştır.…
Gerçekten B.K.nun 11/1.maddesi uyarınca “akdin sıhhati konusunda kanunda sarahat olmadıkça hiçbir şekle tabi değildir”.…
Fakat kanun taraflardan birinin veya her ikisinin bazen de üçüncü kişilerin yahut kamunun menfaatini korumayı, hukuki güvenceyi sağlamayı amaçlamışsa şekil zorunluluğu getirebilir. Kanun şekli bazen geçerlilik şartı, bazen de ispat şartı olarak arar.…
Şayet şekil, geçerlilik (sıhhat) şartı olarak aranmışsa bu şarta uyulmadan yapılan sözleşme geçerli sonuç meydana getirmeyeceğinden ifası istenemez.…
Borçlar Kanununun 213.maddesine göre “gayrimenkul satımı muteber olmak için resmi senede raptedilmek şarttır.”…
Yasanın m.22/1’deki “bir akdin ilerde inşa edilmesine dair yapılan mukavele muteberdir” hükmü uyarınca eğer kanun ileride yapılacak akdi bir şekle bağlı kılmışsa (taşınmaz satışını) Borçlar Kanununun 22/2.maddesinde ifade edildiği üzere ön sözleşmenin (taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin) de şekle uyularak yapılması zorunludur.…