Yürürlükten kaldırılan eTBK’da adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığından,…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi: Şubat 2025
Sayfa: 808 - 813
Yağmur Türkeş
Editör:Adnan T. Doğan, Yusuf Çalışkan, Neriman Kılıç, Ahmed Dırar Güngördü, Ahmet Dülger
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
2.Uygulama
Tasfiye, feshin yasal sonucudur. Fesih kararından sonra ortaklık tasfiye aşamasına…
Her ne kadar TBK’da tasfiyenin tasfiye memuru tarafından yapılacağı, mahkemenin ise…
Yargıtay bu dönemde vermiş olduğu kararında mahkemenin bizzat tasfiye yapmaksızın…
Yürürlükte olan TBK’da ise yukarıda detaylıca kaleme aldığımız üzere, yalnızca tasfiye…
Tasfiyenin tasfiye memuru tarafından yapılacağına ilişkin açık düzenlemeye rağmen…
“BK ve TBK’nın adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin düzenlemeleri arasında tasfiye memuru ile ilgili hükümler dışında önemli bir farklılık bulunmamaktadır. TBK’nın 642 ve devamı maddeleri hükümlerine göre adi ortaklığın tasfiyesindeki aşamalar şu şekilde gerçekleştirilecektir:…
Birinci aşamada; (taraflarca veya anlaşamamaları hâlinde mahkemece atanacak) tasfiye memuru tarafından ortaklığın sona erdiği tarih itibariyle …
İkinci aşamada; tasfiye memuru tarafından ortaklığın malvarlığına ilişkin satış ve nakte çevirme işlemi gerçekleştirilmeli,…
Üçüncü ve son aşamada ise; yukarıdaki işlemler sonucu oluşan değerden, tasfiye memurları tarafından öncelikle ortaklığın borçları ödenmeli ve ortaklardan her birinin, ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve katılım payı geri verilmeli, bundan sonra bir şey artarsa, bu kazanç veya zarar da belirlenerek ortaklara paylaştırılmak üzere son bilanço düzenlenmelidir.…
Bu aşamalardan sonra ise; tasfiye memurunun yaptığı tasfiye işleminin sonuç bilançosuna göre hâkim, tarafların hak ve yükümlülüklerini saptayıp, tasfiye işlemini sonlandırmalı ve bu doğrultuda hüküm oluşturmalıdır.”…
Her ne kadar BK’nın adi ortaklığın tasfiyesi ile ilgili hükümlerinde tasfiyenin tarafların rıza ve anlaşmaları ile yapılması esas tutulmuş ve tasfiyenin mahkeme eliyle gerçekleştirilmesi gerektiği yönünde bir kural öngörülmemiş ise de; esasen aralarında bir defa uyuşmazlık çıktıktan sonra alacak-borç kalemlerinin belirlenmesinde yeniden mutabakata varmaları uzak ihtimal olan ortakların da tasfiyenin uzlaşamadıkları her safhası için ayrı ayrı davalar açıp mahkeme kararı eliyle üzerlerine düşen yükümlülüklerin ifasını sağlamaya çalışmak yerine, birçok davaya yer kalmadan tek bir dava ile ortaklık mallarının satışını ve taraflar arasındaki hesap durumunu tespit etmek üzere karar verilmesini sağlamak, kanunun ruhuna daha uygun olacaktır (Şener, O.H.: Adi Ortaklık, Ankara 2008, s. 568).”…
Mahkemenin yalnızca tasfiye memuru ataması atayarak tasfiyeyi bizzat yapmaması, yakın…
Nitekim Yargıtay’ın tasfiyenin mahkeme tarafından yapılmasını zorunlu tutmasının…
Tasfiye aşamasında yapılan işlemleri genel hatlarıyla ele alacak olursak, ortaklığın…
Mahkemeler, adi ortaklığın haklı nedenle feshinin mümkün olup olmadığına yönelik…