“Ayrıca şunu kabul etmekteyim ki ‘Kralın parlamentonun otoritesi vasıtasıyla ve bu otoriteyle birlikte, tacı, nesebini, sınırlarını, mirasını ve hükümetini bağlamak ve sınırlandırmak …
Buradan hareketle Otis, kolonilere Charter’lar ile verilen imtiyazların yasalar vasıtasıyla…
“Onlar (kolonilerdekiler) hiç tahayyül edebilirler miydi ki Charter imtiyazlarından mahrum kalacaklar! Bu hiç gerçekleşmemelidir, Tanrıya şükür, bunca felaketi diledikten sonra ve bu Charter’ların mevcudiyeti ne olursa olsun, insanlar olarak ve yurttaşlar olarak doğal, içsel ve kişilikten ayrılamaz haklarımız vardır ki bu haklar belki olgusal olarak (de facto) olsa bile hukuken (de jure) ancak genel bir yangına kadar, asla yürürlükten kaldırılamazlar (…) Amerika kıtasında ya da başka bir İngiliz toprağında doğmuş her bir İngiliz tebaası, Tanrı’nın ve doğanın yasaları vasıtasıyla, kadim hukuk (common law) vasıtasıyla ve parlamentonun kanunu vasıtasıyla Büyük Britanya’daki dostlarımızın tüm doğal, temel, içkin ve kişiliğinden ayrılamaz haklarını kullanmaya hak sahibidir”…
Düşünür bu hakların temelini doğa durumunda bulur ve eğer bu haklara bir müdahale…
Otis, Amerikan halkının da İngilizler gibi Tanrı ve doğa yasasıyla temellenen hakları…
“1. Yasa yapmanın üstün ve ikincil güçleri, bir zamanlar toplumun hakkaniyete uygun bir şekilde yerleştirdiği ellerde özgür ve kutsanmış olmalıdır.…
2. Üstün ulusal yasama adil bir biçimde, cumhuriyet (commonwealth) feshedilene kadar, değiştirilemez ne de ikincil yasama müsadere olmaksızın veya başka iyi bir sebeple devredilebilir. O zaman ikincil hükümetteki tebaa köle durumuna da indirgenemez, ve başkalarının despot yönetimine tabi kılınamaz. (…)…
3. Üstün ya da ikincil fark etmeksizin hiçbir yasama gücü kendisini keyfî kılma yetkisine sahip değildir. Büyük Britanya’nın
4. Üstün yasama öylece zaman-dışı keyfî kararnameler vasıtasıyla yönetme etkisini var sayamaz fakat bilinen düzenlenmiş kurallar vasıtasıyla ve uygun şekilde yetkilendirilmiş bağımsız yargıçlar eliyle adaleti dağıtma yetkisi ile sınırlıdır.…
5. Üstün güç herhangi bir adamdan mülkiyetinin herhangi bir kısmını, kişisel olarak ya da temsilcisi vasıtasıyla rızasını almaksızın devralamaz.…
6. Yasama, yasa yapma yetkisini başka ellere devredemez”…
Bu prensipler ve doğa yasası dolayısıyla Otis, bir hiyerarşiyi açık etmektedir. Bu…
“Parlamento, aksi iddia edilemez şekilde doğru olan doğa yasalarına aykırı bir yasa yaptığında, bunun ilanı, ebedi gerçeğe, eşitliğe ve adalete aykırı olacaktır ve sonuç olarak geçersiz kalacaktır; ve öyleyse hata yaptığına ikna olduğunda, parlamentonun kendisi tarafından düzeltilecektir. Bu yüce ilkeye göre parlamentolar hatalarını anlar anlamaz, kamunun iyiliği için olması gerektiğini ama gerçekte öyle olmadığını ilan ederek bu yasaları yürürlükten kaldırırlar. Böyle bir hata bariz ve somut olduğunda (…) yürütmenin mahkemelerinin yargıçları ‘tüm bir parlamento yasasının geçersizliğini’ ilan ederler. İşte bu İngiliz Anayasasının büyüklüğü! İşte atalarımızın erdemi! Üstün yasama ve üstün yürütme birbirini daimi bir denetim ve dengededirler” Bu görüşleri nedeniyle söylenebilir ki Otis, Sir Edward Coke’un görüşlerinden ve…
