“İnsanların başkasından izin istemeksizin ya da başkasının iradesine bağlı olmaksızın doğa yasasının sınırları içinde eylemlerini düzenleyebilecekleri ve sahiplikleriyle kişilikleri üzerinde uygun olduğunu düşündükleri bir biçimde tasarrufta bulunabilecekleri yetkin bir özgürlük durumudur.”…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi: Haziran 2022
Sayfa: 38 - 44
Coşkun Can Aktan, Ahmet Ekinci
Editör:Coşkun Can Aktan, Ahmet Ekinci
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
D.Dokunulamaz Haklar, Kuvvetler Ayrılığı ve Rıza: John Locke
17. yüzyılın son yarısından itibaren günümüze kadarki süreçte gelişen anayasacılık…
Doğa durumunda hiyerarşik bir yapı olmadığından kimse kimseye üstün değildir. Tam…
John Locke 1690 yılında yayınlanan Hükümet Üzerine İkinci İnceleme (Second Treatise of Civil Government) adlı…
“135. Yasama ister bir ya da daha çok kişinin elinde olsun, ister sürekli olarak ya da aralıklarla toplansın, yine de her devlette egemen iktidar olduğundan; İlk olarak, insanların yaşamları ya da kaderleri üzerinde keyfîliğe sahip değildir … bir insan, kendisini başkasının keyfî iktidarına tabi kılamaz. Doğa durumunda da başkasının yaşamı, özgürlüğü ya da serveti üzerinde keyfî iktidara sahip olunamadığından ve doğa yasası insana sadece kendisini ve diğer insanları koruyacak kadar iktidar verdiğinden, devlete ve bu yolla yasama iktidarına bırakabileceği sadece bu iktidardır. Bu yüzden yasama iktidarı bundan fazla iktidara sahip olamaz. (Devletin) gücü, en son sınırında, toplumun kamusal yararıyla sınırlıdır. Bu iktidar, insanoğlu
136. İkinci olarak, yasama ya da egemen otorite, kendisini, gündelik keyfî kararlarla yöneten bir iktidar olarak göremez. Aksine, bu otorite adalet dağıtmakla; öznelerin (vatandaşların) haklarına, yayınlanmış sürekli kurallar ve önceden bilinen yetkili yargıçlarla karar vermekle yükümlüdür.”…
John Locke eserinde keyfî devleti sınırlayacak ilkeleri de dört ayrı başlıkta ele…
“142. (…) İlk olarak, Yasamacılar özel Durumlarda değişmeyen yayınlanmış kurumsallaşmış Yasalarla yönetmek; Zengin ile Yoksul için, Mahkemedeki Hatırı Sayılır Kişi ile Pulluğundaki Köylü için sadece tek Kurala sahip olmak zorundadırlar.…
İkinci olarak bu Yasaların nihai olarak Halkın yararı dışında bir amaçla düzenlenmemeleri gerekir.…
Üçüncü olarak Yasamacılar, Halkın Mülkiyetleri üzerindeki Vergileri, Halkın kendi ya da Vekilleri tarafından verilen Onayları olmaksızın artırmamalıdırlar. Ancak bu sınır, sadece Yasamanın her zaman toplantı halinde olduğu ya da en azından Halkın, Yasamanın herhangi bir parçasını zaman zaman kendisi tarafından seçilecek Vekiller için saklı tutmadığı Yönetimleri ilgilendirir.…
Keyfî iktidarı engellemek adına devlet yasama, yürütme ve federatif erk olarak üçe…
Önemle ve altını çizerek belirtelim ki, Locke “kuvvetler ayrılığı” ilkesini Montesquieu’dan…
“Yasama İktidarı, Devlet Gücünün, Topluluğun ve Topluluk Üyelerinin korunması için nasıl kullanılacağını yönlendirme hakkı olan iktidardır.... Yasalar yapma iktidarına sahip olanlar Yasaların yürütülmesi iktidarının ele geçirerek, kendilerini, yaptıkları Yasalara İtaat etmekten muaf tutabilir ve hem yapımı hem de yürütülmesi aşamalarında Yasayı kendi özel çıkarlarına uydurabilir ve böylece Toplumun ve Yönetimin amacına aykırı biçimde Topluluğun geriye kalanından farklı bir çıkara sahip hale gelebilirler... İktidar Savaş ve Barış yapma, Birlikler ve İttifaklar oluşturma ve Devletsiz bütün Kişi ve Topluluklarla her türlü İşlemleri yapma İktidarını içerir ve arzu edilirse Federatif biçiminde adlandırılabilir.”…