“…Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, davacının toplantıya çağrılmaması toplantı ve karar nisaplarını etkilemediği gibi başkaca bir nedene dayalı olarak ileri sürülen yokluk ve geçersiz iddiası da bulunmayıp, esasen davaya konu genel kurulun yok hükmünde veya geçersiz sayılmasını gerektirecek bir aykırılığın da mevcut olmadığı, bu itibarla, davacının davaya konu genel kurulda alınan kararlara karşı ancak iptal davası açma hakkı bulunup, bu hakkın da toplantı tarihinden itibaren 3 aylık hak düşürücü süre içinde kullanılması gerekmekte olup, genel kurulun 17.10.2007 tarihinde toplandığı, davanın ise 3 aylık hak düşürücü süre geçirildikten sonra 03.05.2010 tarihinde açıldığı gerekçesiyle iptal davasının süre yönünden reddine …. karar verilm[esi yerindedir]...”…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi: Ocak 2018
Sayfa: 35 - 38
İlhan Yiğit
Editör:M. Halil Çonkar, F. Pelin Tokcan, İ. Çağrı Zengin, Numan S. Sönmez, Abuzer Kendigelen, Buğra Kesici
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
a) Çağrıdaki usulsüzlüğe ilişkin kararları
Yargıtay, genel kurul toplantısına çağrıya ilişkin usule aykırılıklarda ve bir adım…
yönünde karar vermiştir. Keza yine aynı Daire, 13.06.2016 tarih ve 2015-14626/6507…
“...Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu genel kurul kararlarının yokluk ve butlanla sakat olmadığı, dava konusu genel kurul kararlarına karşı açılan iptal davasının üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığı, genel kurula davetin usulüne uygun yapılmadığı, ancak bu hukuka aykırılığın dava konusu genel kurul kararlarının alınmasında sonuca etkili olmadığından iptale yol açmayacağı, divan oluşumunda ve seçiminde hukuka aykırılığa ilişkin somut delil bulunmadığı, dava dışı ...’nun divan başkanı ve yönetim kurulu üyeliğine seçilmesinin de hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilm[esi yerindedir]...”…
şeklinde karar vermiştir. …
11. Hukuk Dairesi, 07.04.2016 tarih ve 2015-7643/3843 sayılı kararında da, …
“...Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların davalı şirketin %50 pay sahibi oldukları, genel kurula çağrının davacılara yasa gereği usulüne uygun yapılmadığı, çağrının usulsüz olduğu, usulüne uygun çağrı ve davacıların katılımı halinde alınacak kararlarda karar nisabının değişeceği, iptali istenen kararların alınamayacağı, usulsüz çağrı ile toplantıya katılan ortakların kendi ibraları ve organların oluşturulmasına ilişkin kararlar almasının iyiniyet kurallarına aykırı ol
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. …
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı ortaklar toplam %50 pay sahibi olup dava konusu genel kurul toplantısına [katılmaları] halinde karar nisaplarına bağlı olarak sonucun değişecek olmasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir…” …
gerekçeleriyle yerel mahkeme kararını onamıştır. …
Keza 11. Hukuk Dairesi, 30.03.2016 tarih ve 2015-8744/3486 sayılı kararı ile de,…
“...Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 6102 sayılı TK’nın 414. maddesinde “Genel kurul toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlanan ilanla çağrılır. Bu çağrı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır. Pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirilir.’’ hükmü ile aynı Yasa’nın 446. maddesinde düzenlenen ‘‘Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri …nin de davayı Kanun’un 445. maddesi uyarınca karar tarihinden itibaren 3 ay içerisinde açması gerekmesine göre, davacının tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir...” …
yönünde karar vermiştir(9). Görüldüğü üzere Yargıtay, çağrısız genel kurul toplantısı hariç, çağrının usulsüz…