Görüntüleme Ayarları:
Sayfa numarasını gizle

Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.

Sayfa 163

Av. Bulut GİRGİN*

ÖZET

Yüksek pazar gücü ve tekel kârına yalnızca belirli kişi ve grupların sahip olması, ekonomik açıdan toplumda bir eşitsizlik meydana getirmekte ve bu durum toplumsal ve demokratik sorunlara neden olabilmektedir. Anti-tröst en temel anlamıyla pazar gücü sorununa karşı geliştirilmiş bir araçtır. Anti-tröst kuralların ortaya konulması süreci yalnızca hukuki olmayıp, bir o kadar da toplumsal ve politiktir. Anti-tröst uygulamalarının evrim süreci incelenirken, Amerika Birleşik Devletleri’nin anti-tröst geçmişini incelemek yerinde olacaktır. Zira Avrupa Birliği’nde ve ülkemizde anti-tröst uygulamalarının hayat bulması çok daha ileri tarihlerde gerçekleşmiştir. Anti-tröst politikaların sert ve yumuşak uygulandığı dönemler sonrasında ortaya çıkan sosyoekonomik düzen üzerinden bir model inşa edilebilmesi mümkündür. Anti-tröstün evrimleşme sürecine bakıldığında şu şekilde bir döngünün gerçekleştiği görülmektedir: Stratejik ya da teknolojik bir girdi/vukuu sonucunda yüksek pazar gücü oluşur. Bu durum beraberinde ekonomik/sosyal adaletsizlikler, demokrasi sorunları, ekonomik kriz hatta savaş gibi durumlar getirir ve bu durumların içinden yine başka bir girdi/vukuu ile çıkılır. Bu anti-tröst döngüsünün günümüzde de sürdüğünü söylemek mümkündür. Günümüzde, pazar gücünün gelişen teknolojiye paralel olarak arttığı, bununla beraber küresel anlamda ekonomik adaletsizliğin de süratle arttığı söylenebilir. Günümüzün stratejik girdisinin bilgi ve büyük veri olması nedeniyle, bu bilgilerin az sayıda şirkete bahşettiği pazar gücünün beraberinde tarihin önceki dönemlerine göre çok daha büyük demokrasi sorunları getirmesi

I. GİRİŞ