Mücbir sebebin ifa imkansızlığı sonucunu doğurması halinde; borç sona erer. Karşılıklı…
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
II. Mücbir Sebep Kavramı
Mücbir sebep (force majeure), kanunda tanımlanan bir kavram değildir. Doktrin ve Yargıtay uygulamasına göre mücbir sebep borçlunun işletmesiyle bağlantılı olmayan, önceden öngörülemeyen, kaçınılmaz, harici bir etkenden (koronavirüs gibi salgın hastalıklar bu tanıma uygunluk göstermektedir) ileri gelen ve mutlak şekilde borcun ifasını engelleyen olaydır. Koronavirüsün bu yönüyle öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olay olarak değerlendirilmesi yer ve zamana göre mümkün iken; borcun ihlâline mutlak olarak kaçınılmaz bir şekilde yol açıp açmadığı ve olay ile sözleşme ihlali arasındaki uygun nedensellik bağının bulunup bulunmadığı her sözleşme ilişkisine göre ayrı değerlendirmeye tabi olacaktır. Örneğin seyahate yönelik sözleşmeler yolcular bakımından sağlık konusunda haklı ve kaçınılmaz bir çekince oluşturabilecek iken; konut kirası bedelini ödeyemeyen borçlunun temerrüdünü koronavirüs salgınıyla doğrudan ilişkilendirmesi borçlunun kusuru bulunmadığını ispat bakımından daha güç bir olay örneği olacaktır. Mücbir sebebi bu yönüyle, dürüstlük kuralı bağlamında borçlunun borcu ihlal etmesine mutlak ve kaçınılmaz surette sebep olan ve borçlunun borçtan sorumluluğunu etkileyen (ortadan kaldırabilen) harici bir olay olarak ele almak mümkündür. Diğer bir ifadeyle TBK’nın 112. maddesinde yer alan “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.” şeklindeki…
