Görüntüleme Ayarları:
Sayfa numarasını gizle

Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.

III. Şekil ve müteselsil kefil olma iradesinin şeklin kapsamında yer alması

BKT m. 583 hükmüne göre, kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır”.…

Bu yorumlama, somut olaya eşlik eden bütün koşulların değerlendirilmesiyle yapılmalıdır. Kefilin, beyanında, esas borçludan önce kendisine başvurulabileceğini belirtmesi veya peşin dava def’inden vazgeçmesi, müteselsil kefil olarak sorumlu olmaya yönelik iradeyi yeterli olarak gösterir. Ne var ki, kefilin beyanında her türlü rehnin paraya çevrilmesinden önce kendisine başvurulabileceğini belirtmesi, peşin dava def’inden de vazgeçildiğinin ve müteselsil kefil olarak sorumluluk üstlenmek istendiğinin göstergesi değildir. Sırf bu beyana dayanarak, müteselsil kefaletin varlığı sonucuna varılamaz

II. Müteselsil kefalet kavramı ve BKT m. 586 hükmünde müteselsil kefilin sorumluluğunun belirli ölçüde ikincil bir sorumluluk olarak ele alınması
IV. Müteselsil kefile başvurulabilmesi için Borçlar Kanunu Tasarısının 586. maddesinde aranan gerekler