1. Yasal Engeller
Yazılı hukuka ilişkin yasal engellerin başında hiç kuşkusuz 1982 Anayasa’sı gelmektedir.…
Nedenleri de bellidir. …
Zira 1982 Anayasası, haklılığını (meşruluk) toplum vicdanında yitirmiştir; Türk toplumunu…
Çünkü bu Anayasa, son değişiklikleriyle bile Türk halkına “anayasalı bir devlet”…
Yine bu Anayasa, sakat bir epistemolojik temelden yola çıkarak sivil toplumu dışlamaktadır.…
1982 Anayasa’sı, devlet-birey dengesini gözetecek yerde, öylesine devletten yanadır…
Bu Anayasa, bir yandan “laiklik” ilkesine dokunulamaz derken (md. 2, 4), öbür maddeleriyle…
Daha sonraki değişikliklerle kutsal devlet anlayışını bir yana bıraksa bile 1982…
Bu Anayasa, halkından ve bireyinden korktuğu ve kaygılandığı için kendisini ve hukuka…
Olağan/olağanüstü rejim ve sivil/askeri otorite ikicilikleriyle dengeyi demokrasi…
1982 Anayasası, örümcek ağı örneği, delenin geçtiği, delemeyenin takılıp kaldığı…
Son çözümlemede oylanması ve kotarılması onulmaz ve onarılmaz yapım yanılgılarıyla…
Böyle bir anayasayla Avrupa Birliğine de girilemez. …
Anayasa dışında düzeltilmesi gereken düzenlemelerin başında Seçim ve Siyasal Partiler…
Anayasa’nın 80. maddesine göre her milletvekili, sadece seçim bölgesinin değil, bütün…
Yasama erkinin görevi, yürütme erkini denetlemektir. Şu anda bu olanak büyük ölçekte…
Aslında uygulamada ise, milletvekillerini genel başkanlar belirlediği ve alınyazıları…
Siyasal Partiler Yasası ise siyaset alanını daraltmıştır.…