Spesifik anlamı olan “fıkıh usûlü” terimi dışında, mahkemelerde uyulacak kural ve yöntemleri ifade eden usûl kurallarının da (İslam hukukunda özellikle iddia ve savunmanın nasıl yapılacağı, ispat vasıtaları ve ispat külfeti konularının) hukuk kitaplarında detaylı biçimde yer aldığı görülür. İslam hukukunda yargılama faaliyeti “muhâkeme”, “muhâseme”, “murâfaa”…
Mahkemeyi ve tarafları bağlayan yargılama ve ispat kuralları, İslam hukukunun başlangıcından…
Osmanlı uygulamasında önemli bir kodifikasyon niteliği taşıyan Mecelle, esasen klasik…
“Beyyine müddei için ve yemin münkir üzerinedir”,…
“Beyyine, hilâf-ı zahiri ispat için ve yemin aslı ibkâ içindir”,…
“İçtihâd ile içtihâd nakzedilmez”,…
“Senede müstenid olan ihtimal ile hüccet yoktur”,…
“Hîn- i davada hasmın huzuru şarttır”,…
“Hîn-i hükümde tarafeynin huzuru şarttır”,…
“Karîne yakîn derecesine varan emâredir”,…
“Meclis-i muhâkemenin haricinde olan şehâdet muteber değildir”,…
“Yemin ancak hâkimin yahut naibinin huzurunda olur”,…
“Hüküm hâkimin muhâkemeyi kat’ ve hasm eylemesidir”,…
“Mahkûmun leh, hâkimin usûl ve furuûundan biri, zevcesi, şerîki ve ecîr-i hassı ve hâkimin infakıyla taayüş eden adamı olmamak şarttır. Binâenaleyh hâkim bunlardan birisinin davasını istimâ ile lehine hükmedemez”…
gibi çok sayıda usûl hükmü, Mecelleden önceki hukuk kitaplarında da mevcut olan kaidelerdir.…
İslam hukuku kitaplarında yargılama hukukuna ilişkin birçok konunun çeşitli başlıklar…
