“Dördüncü Kısım ‘İspat ve Deliller’ başlığını taşımaktadır. Bu Kısımdaki ispat hakkı,…
Ayrıca, belgenin üst kavram olarak kabul edilmiş olması, ilerde meydana gelecek teknik…
Açıklanan sebeplerle, belge ve senet arasında bir ayrım yapılarak, senetle ispat…
1086 sayılı Kanunda yer alan bazı hükümler Dördüncü Kısmın İkinci Bölümüne alınmamıştır.…
Dördüncü Kısmın Üçüncü Bölümünde yemin düzenlenmiştir. Tamamlayıcı yemine Tasarıda…
Dördüncü Kısmın Dördüncü Bölümünde düzenlenen tanıkla ilgili hükümlerde, önemli bir…
Dördüncü Kısmın Beşinci Bölümünde bilirkişi incelemesi düzenlenmiştir. Bu Bölümde…
Dördüncü Kısmın Altıncı Bölümünde keşifle ilgili düzenlemeye yer verilmiştir. 1086…
Bu kapsamda 6100 sayılı Kanun ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu arasında…
“Komisyon ilk olarak hazırlanacak Tasarı ile ilgili bazı ilke ve hedefler belirlemiş…
Bu ilkelerden birincisi, yepyeni bir tasarı hazırlamak yerine, mevcut 1086 sayılı…
Tüm bu birikimin yok sayılmasının doğru olmayacağı düşüncesi ile yeni bir yargılama…
Ancak gerektiği zaman, mevcut sistemle uyum gözetilerek yeni kurum ve kurallara da…
….…
Tasarı’da, yargılamanın niteliği ile ters düşmediği ölçüde güncel teknik gelişme…
Her ne kadar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hazırlanırken ispat ve deliller…
“Üçüncü Kısmın Dördüncü Bölümünde Ön İnceleme düzenlenmiştir. ‘Ön İnceleme’ başlığını…
Ön incelemenin amacına uygun yapılması, taraflar arasında sulh imkânını artıracak,…
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda ispat sisteminin ve tarafların ispat faaliyetinin…
“‘Somutlaştırma yükü ve delillerin gösterilmesi’ başlıklı 198 inci madde ile, tarafların, hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtme zorunluluğu, yani somutlaştırma yükü getirilmiş olduğundan, bu yükümlülük gereği, davacının iddia ettiği her bir vakıanın hangi delille ispat edileceğini, dava dilekçesinde belirtmesi esası da bir yenilik olarak maddede düzenlenmiştir. Böylece, özellikle ispat konusunda davaların usul ekonomisi ilkesine uygun bir biçimde, makul bir sürede sonuçlanması hedeflenmiştir.”(45)…
“Birinci fıkrada, somutlaştırma yükü düzenlenmiştir. Bir davada, ispat faaliyetinin tam olarak yürütülebilmesi, mahkemenin uyuşmazlığı doğru tespit ederek yargılama yapabilmesi, karşı tarafın ileri sürülen vakıalara karşı kendini savunabilmesi için, iddia edilen vakıaların açık ve somut olarak ortaya konulması gerekir. Genel geçer ifadelerle, somut bir şekilde ortaya koymadan iddia veya savunma amacıyla vakıaların ileri sürülmesi durumunda, yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi mümkün olmayacağı gibi, vakıaların anlaşılması için ayrıca bir araştırma yapılması ve zaman kaybedilmesi söz konusu olacaktır. Taraflar, haklarını dayandırdıkları hukuk kuralının aradığı koşul vakıalara uygun, somut vakıaları açıkça ortaya koymalıdırlar. Bu vakıaların somut olarak ileri sürülmesi, ilgili taraf için bir yüktür; bu yükü yerine getirmeyen sonuçlarına katlanacaktır. İkinci fıkrada, somutlaştırma yükünün delillerle ilişkisi ortaya konulmuştur. Dava açılırken ve cevap dilekçesi verilirken taraflar, dayandıkları vakıaların hangi delillerle ispat edileceğini de belirtmek zorundadırlar. Delil bir ispat aracı olarak, ileri sürülen bir vakıanın doğruluğunu ispat etmeye yarar. Dolayısıyla her bir vakıa bakımından o vakıayı ispata yarayan ispat araçlarının da belirtilmesi önemlidir. Uygulamada, tarafların iddia veya …
