Yunanistan ve Kıbrıs’ın da bölgedeki tatbikatlarını artırdığı gözleniyor. Yukarıda…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi: Şubat 2020
Sayfa: 126 - 141
Mesut Hakkı Caşın
Editör:Cem Uysal, Çakıl Su Civelek, Ayşe Nur Tütüncü, Havva Karagöz
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
V. DOĞU AKDENİZ’DE DENİZ YETKİ ALANLARI UYUŞMAZLIĞI’NIN GÜVENLİK BOYUTU
Soğuk Savaş dönemi sonrası değişen küresel ve bölgesel durum, Doğu Akdeniz bölgesinin…
Doğu Akdeniz’de ve özellikle Kıbrıs adası çevresinde yürütülen petrol ve doğalgaz…
Bu bağlamda, GKRY, İsrail ve Yunanistan’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC)…
Ancak bu örnekten açık şekilde anlaşılacağı gibi hem Yunanistan hem de GKRY uluslararası…
Rusya Federasyonu (RF) özellikle son 20 yıldır, küresel bir güç olarak dünya sahnesinde…
Hızlı ve istikrarlı bir şekilde büyüyerek daha gelişmiş bir donanma haline gelen…
Rusya-Suriye münasebetlerinin sadece Moskova’nın Şam’a silah satışı ve bu satışlar…
Kremlin’in bölgenin enerji çıkarları çerçevesinde Şam’ın önemini bir kat daha artırmaktadır, ABD Jeolojik Araştırmalar Enstitüsü’ne göre Suriye, 230 milyar metreküp doğalgaz rezervine sahip olup Levant Havzası’nın kuzeyinde off-shore alanda ek olarak 170 milyar metreküp doğalgaz rezervini elinde bulundurmasına rağmen, mevcut durumda bunları geliştirmek için projeler yapması olanaksız görünmektedir. Aralık 2013’te Moskova, Şam ile ülkenin münhasır ekonomik bölgesindeki 850 kilometrekarelik bir alanda keşif çalışmaları gerçekleştirmek…
2009 senesinde Katar, kuzeybatı doğrultusunda kendi doğalgazını Suudi Arabistan,…
Katar ve İran Gaz Boru Hattı Projeleri…
2000’li yıllarda varlığı bulunmuş olan hidrokarbon kaynakları bölgenin mevcut sorunlarına…
“GKRY’nin Fatih sondaj gemimizin çalışanları ve TPAO ile işbirliği yapan yabancı şirketlerin yöneticileri hakkında tutuklama kararı çıkardığı yolundaki basın haberlerini yakından takip ediyoruz. Kıbrıs Türklerini yok sayarak ve haklarını gasp ederek hareket eden GKRY’nin bu haddini aşan kararı şayet doğru ise, bizim açımızdan hiçbir hükmü ve geçerliliği olmayacaktır. Bu cürette bulunduğu takdirde, gereken cevabı vereceğimizden de kimsenin şüphesi bulunmamalıdır. GKRY’nin kendisine ait olduğunu iddia ettiği ve uluslararası hukuka uygun olarak sınırlandırılmamış bir denizalanı için, sözde ulusal bir tasarrufla, bu şekilde bir karar alması uluslararası hukukla da bağdaşmamaktadır. Bu nedenle biz de ilgili kurumlarımızla birlikte gerekli karşı hukuki süreçleri başlatacağız. GKRY’nin bu tür beyhude yöntemlerle kendi kıta sahanlığımızda yaptığımız çalışmaları durdurma çabaları hiçbir sonuç vermeyecektir. Türkiye hem kendi kıta sahanlığındaki haklarını korumak, hem de Ada’nın eşit ortağı olan Kıbrıs Türklerinin haklarını korumak…
Aynı konu ile ilgili olarak Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip…
“Ülkemize yönelik dozu giderek artan tehdit dilinin, uluslararası basında yürütülen karalama kampanyalarının motivasyon kaynağı budur. Yoksa Doğu Akdeniz’e kıyısı dahi bulunmayan Fransa, ülkemizin oradaki sondaj faaliyetlerinden neden rahatsızlık duysun? Bizim daha önce ne sondaj gemimiz vardı ne de arama noktasında gemimiz vardı. Ne yapıyorduk? Sağdan soldan kiralıyorduk. Onlarla bu işi yapmaya çalışıyorduk. Ama şimdi bizim dört tane gemimiz var. İkisi sondaj, ikisi arama. Bazen bize fedailik yapıyorlar. Biz de bütün bu noktada, Deniz Kuvvetlerimiz ile oralarda yerimizi alıyoruz, aramaya devam ediyoruz. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne, ‘Sıkıyorsa gelin alın.’ Alamayacaklar, buna güçleri yetmez. Çünkü biz Türkiye’yiz, biz Türk’üz. Buna fırsat vermeyeceğiz. Şu anda gemilerimiz bölgede. Diğerleri de gidiyor. Dördü de bölgede çalışmalarını sürdürecek. Bu çalışmaları kararlı bir şekilde yapacağız. Kuzey Kıbrıs’taki kardeşlerimizin hakkını, hukukunu kimseye yedirmeyiz. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Sen kimsin de bize ‘Çekilsin’ diyorsun. Sen, burada kıyıdaş mısın? Değilsin. Senin burayla bir alakan var mı? Yok. Ama Türkiye, bırak buraya kıyıdaş olmayı, Kıbrıs’ta garantör ülkedir. Burada Yunanistan konuşabilir, İngiltere de konuşabilir. Niye? Garantör ülkedirler ama sen konuşamazsın. Senin bir şirketin varmış. Senin şirketin de şirketin kadar konuşur. Daha ileri gidemez. Total. Ama biz işin içindeyiz. NATO üyesi Yunanistan’ın S-300 alması sorun olmazken, Türkiye’nin S-400 edinmesi karşısında niçin bu kadar gürültü koparıyorlar? Bu da manidar. O da Rus füzesi, bizim aldığımız S-400 de Rus…
Kaynak: https://www.enerjiportali.com/denizlerimizde-yavuz-devri-basliyor/. Türkiye’nin ikinci sondaj gemisi Yavuz’un faaliyete başlaması hakkında Cumhurbaşkanı…
“Türkiye olarak Doğu Akdeniz’deki ve Karadeniz’deki doğalgaz ve petrol haklarımızı en iyi şekilde değerlendirmekte kararlıyız. Fatih ve Yavuz adlı gemiler bu doğrultuda atılmış önemli birer adımdır. Yavuz sondaj gemisi, aynı standartlara sahip dünyadaki 16 ultra derin sondaj gemisinden birisidir. Türkiye olarak, Doğu Akdeniz’deki ve Karadeniz’deki doğalgaz ve petrol haklarımızı en iyi şekilde değerlendirmekte kararlıyız. Fatih ve Yavuz adlı gemiler bu doğrultuda atılmış önemli birer adımdır. Sondaj işi bir yönüyle hesap kitap, teknik işidir, bir yönüyle de nasip işidir. Her arayan bulamaz. Ama bulanlar, arayanlardır. Biz de araya araya inşallah bulacağız. Gemilerimizin çalışmalarından müjdeli haberler alacağımız günlerin inşallah çok yakın olduğuna inanıyorum. Biz ülkemizin ve Kıbrıs Türklerinin haklarını savunurken içeride böyle bir saldırıya maruz kalmamız gerçekten çok manidardır. Biz her alanda yerli ve millî çözümler peşinde koşarken, onlar Türkiye’nin düşmanlarıyla aynı dili konuşuyor, aynı saldırıları yapıyorlar. Bakınız şu anda bulunduğumuz yerde cep telefonlarıyla iletişim, yerli baz istasyonumuz ULAK tarafından sağlanıyor. Mitingimizin sosyal medyadaki yayınları ULAK baz istasyonları üzerinden gerçekleştiriliyor. Türkiye bunların eline kalsa, inanın yerli ve millî baz istasyonlarımızı teker teker sökerler. Çünkü bunların sicili bozuk sicili. Geçmişte Türkiye’nin gelişmesi, kalkınması, her alanda kendi ayakları üzerinde durması için atılan hangi adım varsa hepsini bunlar engelledi. Engelleyemediklerini de tıpkı savunma sanayimizde, tıpkı otomobilimizde yaptıkları gibi sabote ettiler”(46)…