Kurul, 2008 tarihli bir önaraştırma kararında(48) ise farklı bir yaklaşım benimsemiştir. Karar, Microsoft Türkiye’nin Gelecek A.Ş. adlı bir şirketin ürünlerinin satış ve tanıtımını engelleme amacıyla dağıtım kanallarına uyguladığı baskı ve uyguladığı indirim sistemlerine ilişkin olup, önaraştırma yalnızca Microsoft Türkiye hakkında yapılmıştır. Kurul’un önceki kararlarında belirtildiği gibi Microsoft Türkiye, Microsoft ürünlerinin doğrudan satışı konusunda faaliyet göstermemekte ve temel olarak pazarlama ve satış sonrası destek ve danışmanlık hizmetleri sağlamaktadır. Bu nedenle, ihlaller her ne kadar Türkiye sınırları içerisinde gerçekleşse ve Türkiye coğrafi pazarını ilgilendirse de ihlali gerçekleştiren teşebbüs Microsoft Türkiye değil ana şirkettir. Bu durumda, Kurul’un 2000 tarihli kararında olduğu gibi, önaraştırmanın muhatabının Microsoft Corporation olması beklenmektedir. Nitekim kararda da önaraştırma Microsoft Türkiye’ye karşı açılmış olsa da ana şirketin dünya çapındaki dağıtım ve pazarlama faaliyetleri dikkate alınarak soruşturma konusu eylemlerin Microsoft Corporation ve yavru şirketi olan Microsoft İrlanda tarafından yapıldığı vurgulanmaktadır. Microsoft Türkiye’nin bu ihlaller bakımından
Nispeten daha yeni tarihli Microsoft kararlarında(49) ise Microsoft Türkiye, Microsoft Corporation ve Microsoft İrlanda hâkim durumu kötüye kullanma sebebiyle birlikte incelemeye tabi tutulmuştur. Bu kararlarda ekonomik bütünlük kavramı çerçevesinde bir değerlendirme yapılmamakla birlikte, ana şirket ve iki yavru şirketin ihlalden sorumlulukları ayrı ayrı ele alınmıştır. Bu kararlara konu olan somut olaylarda, ilgili ürünlerin ticareti dünya çapında yapılmakta ve üreticiler -yani Microsoft ekonomik bütünlüğü- dünya çapında faaliyet göstermektedir. Bu nedenle teşebbüslerin eylemleri ilk bakışta yalnızca Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde bir ihlal meydana getirse de söz konusu pazardaki rekabetin parametreleri küresel çapta etki göstermektedir.(50)…
