Görüntüleme Ayarları:
Sayfa numarasını gizle

Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.

Sayfa 161

Çağrı Mardin*

Özet

Günümüzde eşlerin evlenmeden önce yaptıkları sözleşmeyi ifade etmek üzere kullanılan “evlilik sözleşmesi” bir sözleşme tipi olarak Türk hukukunda yer almamaktadır. Bu sözleşme esasen eşlerin evlenmeden önce veya sonra yapabilecekleri mal rejimi sözleşmesidir. Mal rejimi sözleşmesiyle eşler, yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi yerine Türk Medeni Kanunu’nda yer alan seçimlik üç mal rejiminden birini seçebilirler. Ek olarak, Kanun’da açıkça öngörülen sınırlı hallerde mevcut mal rejiminin hükümlerini değiştirebilirler. Yabancılık unsuru içeren bir evlilik sözleşmesinin sadece mal rejimi sözleşmesi olarak yapılması halinde, uygulanacak hukuk Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 15. maddesinde yer alan kanunlar ihtilafı kuralına göre belirlenecektir. Buna karşın, Türk Medeni Kanunu’nda aile hukukuna ilişkin olarak mal rejimi dışındaki hususların sözleşmeyle düzenlenip düzenlenemeyeceğine ilişkin hüküm bulunmamaktadır. Aile hukukunun kamu düzenini korumaya yönelik yönleri ve evlilik birliğine bağlanan hak ve yükümlülüklerin çoğunlukla eşlerin anayasal koruma altında olan kişilik haklarıyla ilgili olması nedeniyle, aile hukukunda sözleşme özgürlüğü sınırlı olarak yer bulmakta ve kural olarak bunlara ilişkin sözleşme yapılması mümkün olmamaktadır. Ancak eşlerin yaptıkları evlilik sözleşmesinde hiçbir hukuki nitelendirmeye yer vermeksizin, boşanma halinde bir eşin diğerine belirli bir miktarda para ödemesine karar vermiş olmasının önünde bir engel bulunmamaktadır. Bu şekilde yapılan ve yabancılık unsuru içeren sözleşmeden doğan taleplere uygulanacak hukukun tespiti sözleşmenin nasıl

I. Genel Olarak