Ülkemizde, erken yaşta fiili birlikteliklerin taraflarının belirli koşullarda cezalandırılmaması…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi: Kasım 2023
Sayfa: 296 - 302
M. Tevfik Odman
Editör:M. Tevfik Odman, Sami Doğru
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
F.Suriye’de Yapılan Resmi Evliliklerin Geçerliliği ile Türkiye’de Gerçekleştirilen Fiili Evliliklerin Ceza Hukuku Boyutu
Çelik ve Vural’ın Castles ve Miller’e atfen ifade ettiği üzere, “Göç eden insanların gelenekleriyle, dinleriyle, alışkanlıklarıyla farklı olan toplumlardan geldiklerini, farklı dilleri konuştuklarını ve kültürel pratiklerinin farklı olduğunu; gittikleri ülkelerde kültürel olarak dillerinin ve kültürlerinin bazı unsurlarını en az birkaç kuşak boyunca koruduklarını(53)”…
Diğer taraftan, TCK’nın 103. maddesi uyarınca “Çocuğun cinsel istismar” suçunda çocuklar; on beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklar ve bu yaşı tamamlamış olmakla birlikte cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak cinsel istismara uğrayan çocuklar olarak kategorilere ayrılmıştır. Cinsel istismar yönünden genel kabul edilen yaş sınırı, on beş yaşını tamamlamamış olmaktır. 104. madde ile 103. madde karşılıklı olarak değerlendirildiğinde, on beş yaşını bitirmiş Suriye vatandaşlarının Suriye’de resmi olarak yapmış oldukları evliliklerini, kamu düzenine açıkça aykırı olarak kabul etmek ve cinsel istismar veya reşit olmayan kişi ile cinsel ilişki suçlarından cezalandırmak yasal yönden mümkün değildir. Kaldı ki, yasal ve geçerli bir evlilik bağı içinde Türkiye’ye gelip geçici koruma altına alınan, Türk Hukukunda belirtilen yaş aralığı altında olsa dahi, cinsel istismar suçundan sorumlu tutulmamaları gerekmektedir. Bu konuda, içtihat niteliğinde çok sayıda yargı kararlarına rastlamak mümkün olmayıp, ancak Türkiye’ye geldikten sonra söz konusu yaş aralığında fiili evlilik yapanlarla ilgili Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.2019 Tarihli ve 2018/70 E., 2019/189 K. Sayılı Kararı ile diğer mahkeme kararlarına ve Yargıtay 14. Ceza Dairesinin bir kararına değinmek yerinde olacaktır. Sarıçam Konaklama Tesisleri/ADANA adresinde oturan 01.01.2002 İDLİB doğumlu Suriye…
Benzer bir olayla ilgili Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.07.2020 Tarihli ve 2020/155…
Bu bağlamda, gazete haberlerinden edilen bilgiler göre(58),…
Eylemin suç olduğu vurgulanan gerekçede,…
“Suriye Arap Cumhuriyeti’nde yaşanan olaylar nedeniyle Türkiye’ye iltica ettikleri ve Türkiye’de yaşamaya başladıkları, Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) 15 yaşından küçük çocuklara karşı cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın dahi gerçekleştirilen her türlü cinsel davranışın çocuğun istismarı suçu olarak düzenlendiği” kaydedildikten sonra, “Ancak TCK’nin 103. maddesindeki bu düzenlemenin uluslararası benimsenmiş, kabul görmüş bir düzenleme olmadığı, ülkeden ülkeye farklılıklar gösterdiği, Avrupa Konseyi üyesi devlet statüsü bulunmayan Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olup iltica ederek ülkemize gelen ve henüz kısa bir süre Türkiye’de bulunan sanıktan, cinsel erginlik yaşının ve yaş alt sınırının 15 olduğunu ve bu yaştakilerle rızaya dayalı bile olsa cinsel ilişkiye girmenin suç oluşturduğunu bilmesinin beklenemeyeceği”…
ifade edilmiştir. Kararda, mağdurun beyanı ve sanığın savunmasında Suriye’de mağdurun…
Ancak C savcısı “Ülkemizde yaşayan sanığın kanununu bilmemesinin mazeret olarak kabul edilemeyeceğini”…
Yine aynı şekilde, CMK’nın 309. maddesi uyarınca Kanun Yararına Bozmaya konu olan…
“Benzer bir olay sebebiyle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 19.04.2017 gün ve 2016/109 Esas, 2017/761 Karar sayılı ilâmında da yer verildiği üzere TCK’nun 103. maddesindeki düzenlemeyi tüm ayrıntılarıyla bilmesi mümkün değil ise de, Suriye uyruklu sanığın Türkiye’de yaşadığı süre, yaşı, mesleği, sosyal konumu, yeterli dil bilmesi, Türkiye’de çalışması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde, on beş yaşından küçükler ile cinsel ilişkiye girmenin haksızlık içerdiği konusunda hayatın olağan akışına, mantık kurallarına göre bilgi sahibi olması gerektiğinden, bu konuda da hata hükümlerinden yararlanamayacağı ve MÖHUK 7. maddesine göre sanık ile mağdurenin evlenmesinin resmi şekli Türk hukukuna göre yapılması gerektiği bu durumun kamu düzenine ilişkin olduğu, bu bağlamda, kusur yeteneği bulunan Türk vatandaşının on beş yaşından küçük Suriye uyruklu kız çocuğu ile evlenmesi ve cinsel ilişkiye girmesi durumunda Türk vatandaşının TCK’nın 103/2. maddesi hükümlerine göre mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken kusur yeteneği bulunan Suriye vatandaşının on beş yaşından küçük Türk vatandaşı kız çocuğu ile evlenmesi ve cinsel ilişkiye girmesi durumunda hakkında CMK’nın 223/3-d maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceği bu şekilde uygulama yapılmasının ise eşitsiz ve adaletsiz durumlar doğuracağı ve Türk kamu düzeninin bozulmasına sebep olacağı...” belirtilerek ceza verilmesine yer olmadığı şeklindeki hükmünün bozulmasına karar…