Anahtar Kelimeler: Göç, Mülteci, Toplumsal Konular, Güvenli Bölgeler…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi: Kasım 2023
Sayfa: 165 - 186
M. Murat Erdoğan
Editör:M. Tevfik Odman, Sami Doğru
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
M. Murat ERDOĞAN*…
Özet…
Türkiye, 2011 sonrasında dünya tarihinde eşi az görülen, kendi tarihinde ise hiç…
Migration and Social Issues…
Abstract…
After 2011, Turkey was exposed to an influx of refugees originating from Syria, which…
Keywords: Migration, Refugee, Social Issues, Safe Zones…
Bu güzel organizasyon için herkese çok müteşekkirim. Türkiye’nin şu an karşı karşıya…
Kısaca kendimden söz etmek isterim. Nisan 2022-Şubat 2023 arasında 10 aylık bir bursla…
29 Nisan 2011, yani Suriye’den 252 kişilik ilk kafilenin Türkiye’ye girmesi ile başlayan…
2010’da Türkiye’ye Suriyeliler gelmeye başladığında herkesin pozisyonu belliydi.…
Hatırlarsanız bundan herhalde 7-8 sene önceydi. Bir Kürt devletinin kurulmasıyla…
Benim konumun başlığı “Türkiye’deki Suriyeliler”. Toplumsal kabul, uyum ve sair konular.…
Gelelim ikinci “belalı” kavram “uyum”/”sosyal uyum”. Uyum konusunda olağanüstü bir…
“Uyum” ülkenin geleceği ve huzuru ile ilgili olan oldukça karmaşık ve zaman alan…
Türkiye’deki Suriyeliler bakımından “yeni gerçeklik” budur demek tabii ki çok iddialı…
Ama ülkedeki Suriyeliler konusu daha karmaşık bir konu. 2014’te ilk kitabımı yazdığımda…
Başka bir şeye dikkat çekmek istiyorum. Göç üzerine yıllardır çalışan bir akademisyen…
Başta Suriyeliler Barometresi olmak üzere yaptığımız çalışmalarda Türk toplumunun…
Vatandaşlık konusu Türkiye’de çok yanlış görülüyor. İstisnai vatandaşlık yolunun…
Bu vesile ile önemli bir hususun altını daha çizmeliyim. O da dünyada “göçmen” “mülteci”…
Batılı dünya, Soğuk Savaş sonrasında terörizm ve kontrolsüz insani hareketlilikleri…
Soru/Cevap…
Metin Çorabatır: Hocam ağzınıza sağlık. Hem batıdan hem Antep’ten yeni bilgilerle…
Cevap: Çok teşekkür ederim hocam. Uyum sürecinin çok farklı dinamikleri var. Devletin statüsü, yani devlet aktörünün gelenlere nasıl davranacağını çok önemli. Bunun en başında statü geliyor. Nasıl bir statü vereceksiniz? Eğer uyum yapacaksanız insanları geçici koruma statüsü altında mı tutacaksınız? Orada mı kalacaklar? Bu sürdürülebilir bir şey değil. İsterse bir gecede bir açıklama yapılarak herkese mültecilik statüsü ya da vatandaşlık verilsin. Bunun da sosyal zeminde işi çözmeyeceğini düşünüyorum. Ben işin sosyolojik ayağını dile getiriyorum. Türkiye’deki toplumsal zemindeki yaşanacaklara ben dikkat çekmek istiyorum ve benim için uyum en basit, en kaba anlamıyla huzur içinde onurlu bir yaşam herkes için. Bunun için Suriyelilerin de yapması gereken şeyler var ki, bence son 10 senede nispeten de gayet kriminalize konusunda çok sıkıntılar yaşanmadı. Türklerin işlerini elinde almak konusunda nispeten daha limitli kaldı. Çünkü kayıt dışı ekonomide daha ucuz çalıştılar ama başka çok faktör var. Türkiye’de uyum sürecinde 2 tane hususu bir kere hiçbir zaman göz ardı edemeyiz: Eğitim ve yerel uyum süreçleri. Yerel uyum süreçlerinin çok ama çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü Türkiye olarak bir yerleştirme planlaması yapamadık. Türkiye’deki kent-
Dr. Öğr. Üy. Sami Doğru: Murat hocam tekrar hoş geldiniz etkinliğimize katıldığınız için çok teşekkür ediyoruz. Çok şereflendirdiniz bizi, çok güzel her şeyi anlattınız ama çözüm konusu bizim için önemli. Belki biraz hani siyaset bilimine, uluslararası ilişkilere kaçıyor konular ama şunu öğrenmek istiyorum. Hem muhalefetin hem de iktidarın söylediklerinden bir çözüm çıkmayacağı görünüyor. Özellikle Esad’a görüşülüp Esad’ın Suriye üzerinde bütünlüğü tekrar sağlama konusunda ona destek olunsa acaba çözüm orada yaratılabilir mi? Siz sahayı da biliyorsunuz ora-
Cevap: Hocam şu an bizim geri gönderdiğiniz insanlar nereye gidiyor? Türkiye’nin kontrol altında tuttuğu bölgeye gidiyor. Biliyorsunuz başka bir yere de gidemiyorlar. Hatta bu ara o bölgeye Suriye içinden insanlar akıyor. Başta güvenlik, eğitim ve sağlık hizmetleri için. Peki Türkiye’nin oradaki koruması ne kadar devam edecek? Bunu kimse kestiremiyor. Aslında Astana’da biz Suriye’nin toprak bütünlüğünü tanıyoruz dedik. Buna göre aslında o topraklarda bulunmamızın bir sınırının olması lazım. Hele Esad’la anlaşma söz konusu olduğunda orada durabilmemiz, işin doğası gereği mümkün değil. Dolayısıyla Suriye’de Esad ile anlaşmak, yeni gelenleri engelleyebilir ama Türkiye’de kişilerin gönüllü geri dönüşüne imkan sağlayacak bir şeye benzemiyor. Çünkü kimsenin uluslararası hukuka güveni yok. Yani Suriyelinin de burada güveni yok. Oraya gittiğinde başına ne geleceğini kestiremiyor. Esat isterse Kuran’a el bassın defalarca af çıkarsın, yarın ne olacağını böyle bir ülkede kestirebilir misiniz? Diğer yandan Türkiye’de bir yaşam inşa etmişler. Öyle ya da böyle Suriye’den daha iyi koşullarda yaşıyorlar. En azından kendilerini huzurlu güvende hissediyorlar. Bütün bu durumlarda işin sosyoloji çok değişti diye düşünüyorum. Ben Türkiye’deki Suriyelilerin Suriye’de savaş bitip bütün her taraf imar edilse, ki bunları en az 10 seneyi bulur, artık bu saatten sonra Suriye’de olup bitenlerle ilgilendiklerini düşünmüyorum. Yeni gelenleri engelleyebilirsiniz ama Türkiye’deki Suriyelileri oraya göndermeniz kısa vadede neredeyse imkansız görünüyor. Süre açıldıkça da gitmeme eğilimleri daha da güçleniyor. Bizim bütün araştırmalarda bunu net görüyoruz. 2017’de Suriyeliler Barometresi çalışmamızda asla gitmem diyenlerin oranı% 16’ydı. 2019 da bu oran% 38’e çıktı. 2020 çalışmamızda % 78’e çıktı. Orada savaş biter, iyi yönetim kurulursa gideriz diyenlerin oranı da tam tersine azaldı. Şu an % 16’ya düştü. Üçüncü ülkeye gitmek demek Avrupa’ya gitmek demek. Peki bu ne kadar mümkün? AB-Türkiye 18 Mart 2016 mütabakatı sonrasında bütün yatırımı sınır güvenliğine yaptı. Mültecileri koruması gereken Frontex bile birden bire mülteciyi arka plana atan ve sadece Avrupa’yı koruyan bir güce dönüştü. Hatta zaman zaman Avrupa’ya insan geçmemesi için her türlü yasa dışı