Demirel de Taşpınar gibi hakem-bilirkişilik sözleşmesinin etkilerinin yoğun olarak usul hukukunda doğduğunu onaylamakla birlikte, hakem-bilirkişilik sözleşmesi yapılması halinde hâkimin delilleri serbestçe takdir etme hakkının sınırlandığına dikkat çekmekte, bu sınırlamanın ve hakem-bilirkişi raporunun bağlayıcılığının tarafların bir konunun ispatını kendi iradeleriyle üçüncü kişiye bırakmasından kaynaklandığını belirtmekte ve bu bağlamda hakem-bilirkişilik sözleşmelerini karma nitelikli sözleşmeler kapsamında nitelendirmektedir(69)…
