“Fiona mahkemede, konumunun verdiği yetki ve vakarla, ona ölüm yerine önünden uzanan hayat ve sevgiyi sunmuştu. Dinine karşı bir koruma sunmuştu. İnancı olmayınca dünya ona kim bilir ne kadar açık, güzel ve ürkütücü gelmişti. (…) Adam kendisini arayıp bulmuş, Fiona ise dinin yerine koyabileceği bir şey sunmamış, onu korumamıştı, halbuki Yasa açıktı, hâkimin en büyük önceliği Adam’ın refahıydı. Bu terime kaç hükmünde, kaç sayfa hasretmişti? Refah, mutluluk sosyaldi. Hiçbir çocuk bir ada değildir. Fiona sorumluluğunun mahkeme duvarlarıyla sınırlı olduğunu zannetmişti. Nasıl öyle olabilirdi ki? Adam onu arayıp bulmuştu, istediği şey herkesin istediği, doğaötesinin değil serbest fikirli insanların verebileceği şeydi. Anlam.”(30)
Resim 2: Fiona, Adam’ı hastanede ziyaret eder.…
Fiona’nın Adam’ı hastanede ziyaret etmesi de yargıç sıfatıyla birlikte ve bu sıfata…
Peki hâkimin yargılama esnasındaki somut adaleti tesis etme kaygısı ve takındığı…
