Çalışanların adil çalışma koşulları altında güvenli ve sağlıklı ortamlarda çalışmaları ile ilgili hususlar, insan hakları ile ilgili diğer bir takım uluslararası hukuk belgelerinde de yer almaktadır. Örneğin Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı’nın 26. maddesinde tüm çalışanların onurlu çalışma haklarının etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak amacıyla işverenlerin ve çalışanların örgütlerine danışarak çalışanların birey olarak işyerinde ya da işle bağlantılı olarak maruz kaldıkları kınanacak ya da açıkça olumsuz ya da suç oluşturan, tekrarlanarak devam eden eylemler konusunda bilinçlenmesi, bilgilenmesi ve bunların engellenmesi konusunda desteklenmesi ve çalışanları bu tür davranışlardan korumaya yönelik tüm uygun önlemlerin alınması taraf devletlerin taahhüdü olarak düzenlenmiştir (AYM, Fecir Ergün Turan kararı, para.49)… Bireylerin çalışma ortamlarında maruz kal
Görüldüğü üzere, bir eylemin psikolojik taciz olarak kabul edilebilmesi için, bir işçinin hedef alınarak gerçekleştirilmesi, belli bir süreye yayılması ve bu durumun sistematik bir hâl alması gerekir. Belirtilen şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin, her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Psikolojik tacizin nedenleri farklılık göstermesine karşın amaç, çoğu kez işçinin işyerinden ayrılmasını sağlamaktır.…
Son olarak psikolojik taciz ile ilgili ispat sorununa değinmek gerekmektedir. Her ne kadar psikolojik tacize uğradığını iddia eden mağdur, bu iddiasını ispatlamakla yükümlü ise de; psikolojik tacizin genellikle tacizi uygulayan ile tacize maruz kalan arasında gerçekleşen bir olgu olması karşısında olayların tipik akışı, tecrübe kuralları göz önüne alınarak sonuca gidilmesinde yarar bulunmaktadır. Yaklaşık ispat olarak adlandırılan bu yaklaşım tarzı işin doğasına da uygundur… Dosya kapsamındaki tanık anlatımları, sağlık raporları ve e-posta içerikleri birlikte değerlendirildiğinde; davacı işçinin hedef alınarak uzun bir süreye yayılan ve sistematik hâl alan psikolojik taciz niteliğindeki davranışlara maruz kaldığı sonucuna varılmaktadır. Davacı işçiye yönelik bu baskıların varlığına ilişkin güçlü olgular karşısında, davalı işveren davacıya psikolojik baskı uygulanmadığını ispat edememiştir… mobbinge bağlı manevi tazminat talebi hakkında da bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçelerle mobbing iddiasının ispatlanamadığı kabul edilerek kıdem tazminatı ve manevi tazminat taleplerinin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir…”…
Süreklilik göstermeyen, belirli aralıklarla sık sık tekrarlanmayan, ara sıra münferit…
25. O hâlde, süreklilik göstermeyen, belirli aralıklarla sık sık tekrarlanmayan, ara sıra münferit olarak meydana gelmiş birkaç haksız, kaba, nezaketsiz veya etik dışı davranış psikolojik taciz olarak nitelendirilemez.…
26. Somut olayda, davacının 01.07.1997 - 10.11.2008 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde değişik birimlerde görev yaptığı, en son müşteri hizmetleri bölümünde yönetici olarak çalıştığı, 2008 yılı Şubat ayında başka birimde çalışmak için talepte bulunduğundan davalı işveren tarafından boşalan kadrolarla ilgili yapılan tekliflerin davacı tarafından kabul edilmediği ve davacının müşteri hizmetleri bölümünde çalışmaya devam ettiği hususları taraflar arasında ihtilafsızdır.…
27. Dosya kapsamında bulunan 04.09.2008 tarihli elektronik posta içeriğinden de anlaşılacağı gibi; davacının amiri pozisyonundaki davalı işveren yetkilisi ..., davacıyı iş akışını güncelleme çalışması yapmak üzere görevlendirerek bu çalışma süresinde, davacının mevcut görevi olan portföy yönetiminin dava dışı... tarafından yürütüleceğine ve ihtiyaç duyulduğunda davacının yine kendi görevine ilişkin çalışma yapabileceğine dair talimat vermiştir. 28. Davacı ise, belirtilen talimatla verilen görevlendirmeyle ilgili herhangi bir itirazda bulunmaksızın bahsi geçen işte çalışmaya başlamıştır.…
29. Davacının iş akışını güncelleme çalışması yaptığı sırada gönderilen 06.10.2008 tarihli elektronik posta ile de; davacıya aksi bir bilgilendirme yapılana kadar portföy yönetiminden dava dışı ...’in sorumlu olduğu belirtilerek davacıdan destek olarak işlem yönlendirmesi yapması istenilmiştir.…
30. Tüm bu aşamalardan sonra davacının 28.10.2008 tarihinde davalı işveren tarafından görevlerinin yerine getirmesi konusunda uyarıldığı ve 10.11.2008 tarihinde de iş sözleşmesinin, verilen görevlerin yerine getirilmediği, hatırlatıldığı hâlde aynı davranışların sürdürüldüğü gerekçesiyle geçerli nedenle feshedildiği anlaşılmıştır.…
