“22. Somut olayda başvurucu 27/2/2020 tarihinde Başsavcılığa sunduğu şikâyet dilekçesinde; Şanlıurfa’da eşinin cinsel saldırısına maruz kaldığını bildirerek eşinin cezalandırılmasını, ayrıca 5271 sayılı Kanun’un 20. ve 21. maddeleri ile 5237 sayılı Kanun’un 99. maddesi gereğince gebeliğin sonlandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Bunun üzerine Başsavcılığın yönlendirmesiyle dilekçeye “Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere” ibaresini eklediğini ileri süren başvurucunun şikâyet dilekçesi herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın aynı tarihte Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. Akabinde Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığın
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun kararda atıf yapılan 20 ve 21’inci maddeleri…
“23. Bununla birlikte soruşturma makamları, başvurucunun gebeliğinin bir suç sonucu gerçekleşip gerçekleşmediğine yönelik herhangi bir değerlendirmede bulunmadığı gibi somut olayda başvurucunun talebine dayanak teşkil eden 5237 sayılı Kanun’un 99. maddesinin uygulanabilirliğine ilişkin bir inceleme de yapmamış; üstelik başvurucunun işin aciliyetini belirterek gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde 5271 sayılı Kanun’un 20. ve 21. maddeleri gereğince -yetki alanı dışında olsa dahi- işlem tesis edilebileceğini ileri sürmesine rağmen bu talep kapsamında da olumlu ya da olumsuz bir karar vermemiştir.”…
•R.G. ve C.Ö. başvuruları bakımından, değerlendirilmesi gereken iki farklı suç bulunmaktadır. On sekiz yaşını tamamlamamış mağdurun vücut bütünlüğünü ihlal eden cinsel özgürlüğe karşı suçlar; “cinsel istismar” ve “reşit olmayanla cinsel ilişki” suçlarıdır. Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu on beş yaşını tamamlamış çocuğun cebir, tehdit ve hile olmaksızın gerçekleştirdiği cinsel ilişki fiilleridir (TCK m. 104). Şikâyete tabi olarak düzenlenmiştir. Cinsel istismar suçu bakımından ise suç yaş sınıflandırması ile tanımlanmaktadır; “On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış; diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar,” (TCK m. 103/1) cinsel istismar suçuna vücut verir. Sarkıntılık düzeyinde kalan fiiller şikâyete tabi iken vücuda organ veya sair cisim sokulması süretiyle gerçekleştirilen hal bakımından şikâyet aranmaz: “Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulma
Somut uyuşmazlıklarda R.G. ve C.Ö. başvurucularının fiil tarihinde on sekiz yaşını…
“12. Başvurucu 15/5/2017 tarihinde kollukta alınan ifadesinde; kimden hamile kaldığını bilmediğini, ilk cinsel birlikteliğinin tahminen 2016 yılı başlarında zora dayalı olarak gerçekleştiğini, bunun sonrasında çıplak fotoğraflarının ailesine gönderileceği tehdidi nedeniyle başka bir kişiyle de cinsel birliktelik yaşadığını, daha sonraki birlikteliklerinde ise rızasının bulunduğunu belirtmiştir.” (R.G. Başvurusu…
“16. Başvurucunun anne ve babası Mut Sulh Ceza Hâkimliğine (Hâkimlik) sundukları 18/5/2017 tarihli dilekçelerinde, on yedi yaşında ve suç mağduru olan kızlarının kimden gebe kaldığını dahi bilmediklerini belirterek 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 99. maddesinin (6) numaralı fıkrası uyarınca gebeliğin sonlandırılmasına izin verilmesi talebinde bulunmuşlardır.” (R.G. Başvurusu…
“2. 3/5/2003 doğumlu başvurucu olayların geçtiği tarihte on sekiz yaşından küçüktür. 23/12/2019 tarihli hastane muayene raporunda başvurucunun 10 haftalık canlı gebeliğinin mevcut olduğu tespit edilmiştir. Başvurucunun şikâyeti üzerine kendisine cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla G.E. hakkında 10/1/2020 tarihinde Konya Cumhuriyet Başsavcılığının (Başsavcılık) 2020/1711 sayılı dosyası üzerinden soruşturma başlatılmıştır.” (C.Ö. Başvurusu…
“3. Başsavcılık 4/2/2020 tarihinde düzenlediği iddianameyle şüpheli G.E. hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması talebiyle Konya Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açmıştır.” (C.Ö Başvurusu…
