Borçlunun sorumlu olmadığı ifa imkânsızlığıyla ilgili TBK m.136 hükmüne bakacak olursak;…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi: Haziran 2021
Sayfa: 536 - 544
Fatih Gündoğdu, Nihal Ural
Editör:Muhammet Özekes
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
A. İmkânsızlık Bakımından
Yukarıda ifade edildiği gibi, konu hakkında yapılan açıklamalarda, genelge ile faaliyetleri…
“Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer.…
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır.…
Borçlu ifanın imkânsızlaştığını alacaklıya gecikmeksizin bildirmez ve zararın artmaması için gerekli önlemleri almazsa, bundan doğan zararları gidermekle yükümlüdür.”…
Yaşanan süreç göz önünde bulundurulduğunda söz konusu hükmün meseleye uygulanacak…
Kusursuz ifa imkânsızlığına ilişkin TBK m.136 hükmünün somut olaya uygulanıp uygulanmayacağının…
Kanaatimizce, bir genelleme yaparak söz konusu genelgelerle her durumda kiraya verenin…
Savunduğumuz görüşe göre, TBK m.301 gereğince kiralananı sözleşme süresinde kiracının…
Buna karşın kiracının herhangi bir faaliyet türü belirtmeksizin işyeri kiraladığı…
Bu arada, imkânsızlık bakımından kiracının yürüteceği faaliyetin sözleşmede belirtilip…
Yukarıda ifade edildiği gibi, genelgelerin kiraya verenin kiralananı hazır halde…
Geçici imkânsızlık ve sürekli imkânsızlık, edimin ifasının mümkün olmaması noktasında…
İmkansızlığın sürekli olması halinde borçlunun bunda kusurunun bulunup bulunmamasına…
Ancak öyle bazı durumlar ortaya çıkabilir ki, bu hallerde, belirli şartların varlığı…
Yargıtay H.G.K.’nun 28.4.2010 gün ve 2010/15-193- 235 Sayılı ilamında da bu durum…
“Şüphesiz geçici imkânsızlığın varlığı, beraberinde tarafların bu sözleşmeyle ne kadar süre bağlı kalacakları sorununu getirir. Bu konudaki kural “ahde vefa, söze sadakat” ilkesi gereği tarafların sözleşmeyle bağlı tutulmasıdır. Ancak bazı özel durumlar vardır ki, tarafları o sözleşmeyle bağlı saymak hem onların ekonomik özgürlüklerini engeller, hem de bir başkası ile sözleşme yapma fırsatını ortadan kaldırır. Uygulamada, geçici imkânsızlık halinde tarafların o sözleşmeyle bağlı tutulma süresine “akde tahammül süresi” denilmektedir. Bu sürenin gerçekleşip gerçekleşmediğini de her somut olaya göre ve onun çerçevesinde değerlendirmek gerekir.”…
Somut olaya gelecek olursak; söz konusu genelgede bazı işyerleri belirsiz süreli…