Sayfa 626Tartışmalar
Prof. Dr. Halûk Tandoğan…
Değerli meslektaşım Doç. Dr. Ömer Teoman’ın bildirisini ilgi ile izledim. Bir noktada, kendilerinin Ticaret Kanununun 361. maddenin III. fıkrası ikinci cümlesine ilişkin yorumları noktasındaki görüşlerine katılamıyorum. Şu bakımdan katılamıyorum: Kendileri burada lâfza bağlı bir yorum yapıyorlar. Halbuki aslında öyle lâfza bağlı bir yorum yapan hukukçu değiller. Yazılarını, eserlerini yakınen takip ediyorum. Burada herhalde biraz da bir orijinalite olsun diye, öbür görüşten ayırmak üzere belki böyle bir görüş savunuyorlar. Şimdi burada amaca dayanan gayi bir yorum yapılırsa ve hükümsüzlük teorilerinin önemli ilkelerinden biri olan hukukî işlemleri mümkün olduğu kadar ayakta tutma prensibi gözönünde tutulursa sözü geçen hükmü yalnız toplantıya katılmaya hakkı olmayanların katılması haline hasretmek doğru olmaz. Yani hükümsüzlük ile geçerlilik arasında tereddüt halinde, asıl olan hukukî işlemi ayakta tutmaktır. Bu da sözleşme özgürlüğünün ve tarafların iradesine verilen önemin, onların mümkün olduğu kadar hukukî sonuç husule getirmesini istemenin bir sonucudur. Bu iki ilkeden hareket edilirse sayın Ömer Teoman’ın savunduğu…
Prof. Dr. Seza Reisoğlu…
Efendim sayın Teoman’a teşekkür ediyorum. Değineceğim bir noktaya sayın Tandoğan değindi.…
Bir kere 361. maddeyi çok dar yorumlamak gerekir görüşüne ben de katılmıyorum. Çünkü…
İkinci nokta, katılıyorum aslında yani 361’in birinci fıkrasındaki verilmesi lafına…
Teşekkür ederim.…
Doç. Dr. Hikmet Sami Türk…
Ben de sayın Prof. Dr. Tandoğan ve sayın Prof. Dr. Reisoğlu’nun işaret…
Ortaklık adına savunma hakkı ise, sayın Prof. Dr. Tandoğan’ın da belirttiği…
Biraz önce söylediğim gibi, 361. maddenin son fıkrasındaki toplantıya katılmayı oylamaya…
Oysa anonim ortaklıkların işleyişine olabildiğince mahkemeleri sokmamak gerekir.…
Doç. Dr. Nisim Franko…
Efendim, bendeniz de şimdiye kadar üzerinde durulmuş olan 361. madde hakkında bir…
Ben yine 361. maddenin üzerinde duracağım, fakat muhterem Yargıtay’ın başka bir kararı…
Burada, bence aslî ve esaslı olan azalık hakkını bertaraf edilmesi kadar istisnaî…
Teşekkür ederim.…
Doç. Dr. Yıldırım Uler…
Efendim ben alana yabancı olan birisi dolayısıyla takıldığım noktanın önemi konusunda…
Yine şu şirket-devlet benzetmeme döneyim, yakınlarının oy kullanması meselesi. Yakınlarının…
Teşekkür ederim.…
Yavuz Okçuoğlu…
Efendim ben sayın konuşmacının Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin tüzel kişi ortaklıkların…
Doç. Dr. Ömer Teoman…
Pardon, bir yanlışlık var. Ben oy kullanamaz demedim. Aynı kişi olarak oy kullanamaz…
Yavuz Okçuoğlu…
İşte ben de aynı kişi bakımından söz aldım. Şimdi biraz şekilcilik olmuyor mu? İkisi…
Teşekkür ederim.…
İsmail Doğanay…
Efendim, ben de TTK.nun 361 inci maddesi hükmü ile ilgili maruzatta bulunacağım.…
“Umumi heyet toplantısına iştirake salahiyeti olmayan kimseler bir karara iştirak…
Şimdi okuduğum bu hükme göre, anonim şirket genel kurul toplantısına katılmaya hak…
Hepinize teşekkür ederim.…
Prof. Dr. Seza Reisoğlu…
Sayın Okçuoğlu bir noktaya değindi. Dedi ki, “anonim şirketin yönetim kurulunda diğer bir tüzel kişinin temsilcisi varsa, bu temsilci oy kullansın mı kullanmasın mı?” Başka birisini yolladığı zaman oy kullanıyor da, yönetim kurulunda kendi temsilcisi olursa niye kullanamıyor?
Teşekkür ederim.…
Doç. Dr. Ömer Teoman…
Efendim değerli eleştiriler için çok teşekkür ederim. Eleştirilerin bir ikisi dışında…
Sayın Franko herşeyden önce 361. maddedeki hükmün istisnaî bir düzenleme olduğunu söyleyerek bu açıdan beni doğruladı, fakat bir görüşüme karşı çıktı. Dedi ki, mehaz metne uygun olarak 361. maddenin 1. fıkrasındaki “verilmesi” ibaresi geniş yorumlanmamalı, biz doğrudan doğruya kendi kanunumuzu gözönünde tutmalıyız ve eğer dar anlamda verme eylemi yoksa bu takdirde 361. maddeyi uygulamamalıyız. Bildirimin yazılı olan metninde yer aldığı halde zamandan kazanmak açısından burada arzetmediğim bir cümleyi izninizle okumak istiyorum. O da şu: “Eğer paylar üçüncü bir kişiye satılmış olmasına rağmen, sadece oydan yoksunluk hakkındaki hükümlerden kurtulabilmek için teslim ertelenmişse, bu takdirde yasal sınırlandırmalara tâbi olmayan devreden oy kullanabilecek ve bu da hiç kuşkusuz oydan yoksunluk hakkındaki hükümlerin dolanılması anlamını taşıyacaktır”. Bu nedenle oydan yoksunluk hükümleri bu şekilde yani satım hususunun gerçekleşmesine rağmen teslim edilmeme nedeniyle eğer dolanılacaksa hiç şüphesiz 361. madde burada da uygulanmalıdır. Bir hususu arzetmek istiyorum: Oydan yoksunluk hakkındaki hükümlerin dolanılmasında gözönünde bulundurulması gereken temel ilke bu hükümlerin dar yorumlanması gerektiğidir. Oydan yoksunluk hakkındaki hükümler hiçbir zaman geniş yorumlanamaz. Burada bana belki 361. maddedeki “vermek” kelimesini geniş yorumladığım şeklinde bir itirazda bulunulabilir ve genel eğilimim