2. Davacı (R) şirketinin karar düzeltmesi yoluna başvurması üzerine bu kez aynı Yargıtay…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi: Nisan 2012
Sayfa: 782 - 786
Ömer Teoman
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
III. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin Uyuşmazlığa İlişkin Kararları
1. Ekte sunduğum metnin incelenmesinden de anlaşılabileceği üzere, yüksek Yargıtay…
Yargıtay Özel Dairesi yukarıda da ifade ettiğim gibi salt bu olayla sınırlı kalmayarak…
Bununla beraber Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, kararının izleyen bölümünde şu ifadelere…
“Ne var ki, bu ilkeyi katı bir kural olarak uygulamak da her zaman doğru bir sonuç vermeyebilir. Tek satıcının, yapımcıya ait ürünleri o bölgede tanıtmakta ve pazarlamadaki özel çabaları ile o ürün piyasasında önemli bir yer tuttuktan sonra, bir başka firmanın tek satıcının yarattığı bu olanak ve pazardan yararlanarak, yapımcı bir firma dışında bir başka firmadan aynı ürünü getirerek az bir emek ve sermaye ile bu pazardan yararlanması da hukuken korunması mümkün değildir. Bu şekildeki bir hareket TTK.’nun 56’ncı maddesinde ifadesini bulan hüsnüniyet kurallarına aykırı bir şekilde iktisadî rekabetin yapılmasıdır ki, anılan madde uyarınca bu nevi eylemler iktisadî rekabetin suistimali kabul edilerek bir haksız rekabet teşkil edeceği hükme bağlanmış bulunmaktadır”.…
Görüldüğü gibi, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi mevcut tek satıcılık hakkının bir üçüncü…
“Bu genel açıklamalardan sonra dava konusu olaya dönülecek olunursa: Davacı tek satıcı, Almanya’da yapımcı firma tarafından üretilen bilgiyazar cihazları 1984 yılından beri büyük emek ve sermaye sarfı suretiyle yapılan reklam kampanyası ve Türkiye çapında oluşturulan satım ve bakım ağı ile büyük bir pazar oluşturulduğunu, davalı firmanın ise, bundan sonra aynı markalı cihazları bu defa asıl yapımcı dışında Amerika’dan bir başka firmadan ithal edilerek yaratılan pazardan faydalanmak suretiyle piyasaya sürmesinin bir haksız rekabet teşkil edeceğini ileri sürmüştür. Bu iddiada açıklanan olayın özelliği dikkate alındığında davalı şirketin bu davranışı iktisadi rekabetin bir nevi suiistimali olabileceğinden davacının haksız rekabet hükümlerine dayanarak davalının bu davranışına engel olması mümkün olabilir”. Hemen ve önemle ekleyeyim ki, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin sözünü ettiğim kararının…
Bununla beraber Yargıtay 11. Hukuk Dairesi somut olayda davacının iddiaları arasında…
“Kaldı ki gerek dava dilekçesinde gerekse yargılama aşamasındaki açıklamalar ile bu genel iddianın dışında cihazların trafolarının davalı firmaca değiştirilmesindeki hatalar nedeniyle bu cihazların sık arızalanması gibi bir durumun ortaya çıktığını ileri sürmekte, ayrıca davalının pazarladığı aynı markalı cihazlarda davacı tarafından geliştirilen Türkçe karakter setini ihtiva eden ve chip adı verilen elektronik parçalardan sökülerek, kopya olarak kullanıldığını ileri sürmüştür ki, bu iddiaların gerçek olması hâlinde, davacının tek satıcılık özelliği dikkate alınmasa dahi davalı tarafın bu eylemleri davacıya karşı TTK.’nun 57/5. maddesindeki haksız rekabetin unsurlarını oluşturur ve bu eylemlerin haksız rekabete ilişkin kurallar ile önlenmesi gerekir.…
O halde mahkemece yapılacak iş, davacının gerek dava dilekçesinde, gerekse yargılama aşamasında ileri sürdüğü iddiaları konusunda davacı tarafın, buna karşı savunması yönünden de davalı tarafın delilleri toplanıldıktan sonra bu sahada uzman bilirkişiler aracılığı ile işin teknik yönü de incelettirildikten sonra hasıl olacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekir. Bu konularda gerekli inceleme yapılmadan eksik soruşturma ile hüküm kurulması doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir”.…
3. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin karar düzeltme aşamasında verdiği bu bozma kararına…
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, Ankara Asliye 4. Ticaret Mahkemesi’nin bir önceki bozma…
“Davacının, Almanya’daki (X) firması ile yaptığı sözleşme de Türkiye’de tek satıcılık hakkını kazanması üçüncü kişilerin başka yerlerden temin ettiği malların satışına engel olmaz, bu şekildeki tek satıcılığın haksız rekabet yoluyla korunması kural olarak mümkün değildir. Bu husus önceki bozma ilâmında da belirtilmiştir. Bilirkişi incelemesinde davalının, davacı tarafından geliştirilen Türkçe karakterli Eprom üzerindeki programı aynen kopyalayıp kullandığı belirtilmiş, ancak, Amerika’dan ithal edilen bütün cihazlarda bahsi geçen parçaların kullanıldığı açıklanmamış ve bu husus saptanmamıştır.…
Bu durumda, davacının geliştirdiği Türkçe karakterli Eprom üzerindeki programı aynen kopyalayıp kullandığı anlaşılan davalının bu husustaki eyleminin men’ine dair mahkeme hükmü yerindedir. Ancak davalının Amerika’dan ithal ettiği bütün cihazlarda bahsi geçen parçaları kullandığı belli olmadığından, davalının, sadece davacının geliştirdiği bu parçaları monte edip satışa arzettiği cihazların satışının engellenmesi sonucunu doğuran hüküm kurulması doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir”.…