Osmanlı İmparatorluğu Bern Sözleşmesi’ne katılmamıştır, hatta katılmak istemediği…
Osmanlı İmparatorluğu Bern Sözleşmesi dışında kaldığından andlaşmanın çeviri hakkına…
«Birlik memleketlerinden birinin tebaası olan muharrirler veya halefleri, orijinal eserlerinin Birlik memleketlerinden birinde intişarından itibaren 10 sene içinde diğer memleketlerde, bunları tercüme etmek veya ettirmek hususunda inhisari bir hakka sahiptirler.…
Kısım kısım teslim edilerek neşredilen eserlerde on senelik müddetin başlangıcı son teslim edilen kısmın intişarından başlar.…
Fasılalı olarak neşredilen ciltlerden teşekkül eden eserlerle edebi veya ilmi dernekler veya hususi fertler tarafından neşredilen bülten veya fasiküller on senelik müddet bakımından müstakil eser sayılır.…
Bu maddede derpiş edilen hallerde, himaye sürelerinin hesabında, eserin intişarını takip eden Aralık ayının 31 nci günü eserin neşri tarihi olarak kabul edilir.»(35)…
1326 tarihli Hakkı Telif Kanunu’nun Meb’usan ve Ayan Meclisleri Heyeti Umumiye Müzakereleri…
Devrin eğitim bakanı Emrullah Efendi maddeyi gereksiz gördüğünü açıklamış, bunun…
Hakkı Telif Kanununun tıpkı yazımlama koşulunu öngören m. 20 i.s. gibi, yabancı bir…
B. Lozan Barış Konferansı’nda iktisat ve maliye sorunları ile uğraşan 3. komisyonun…
«Onaltıncı maddenin kayıtsız-şartsız kabulü, Türkiye’nin Anglo-Sakson ve Lâtin kültüründen yoksun kalması sonucunu doğurabilecektir; bu da, Müttefik Devletlerin, kendi dillerinin ve edebiyatlarının yayılmasını sağlama konusundaki isteklerine aykırı düşebilecektir. Türk Temsilci Heyeti, moral değeri olan bu büyük çıkarları gözönünde tutarak, bu maddenin metinden çıkarılmasını teklif etmektedir. Bununla birlikte, Türkiye bu büyük çıkarlara rağmen isteyen her Devletle bu konuda bir anlaşma yapmağa hazırdır.»…
Türkiye ile Ticaret Rejimine ilişkin sözleşme tasarısının sözü geçen 16. maddesi…
«Türkiye, işbu sözleşmenin yürürlüğe girmesinden başlıyarak, oniki aylık bir sürenin geçmesinden önce:…
(1) ... edebiyat ve sanat yapıtlarının korunmasına ilişkin olup Berlin’de 13 Kasım 1908’de değiştirilen 9 Eylül 1886 tarihli Uluslararası Bern Sözleşmesi ile edebiyat ve sanat yapıtlarının korunmasına ilişkin 20 Mart 1915 tarihli Bern Ek Protokolüne öngörülen biçimde katılmayı yükümlenir.…
(2) Aynı sürenin sona ermesinden önce, Türkiye, sözü geçen Sözleşmelerdeki ilkeler uyarınca, öteki Bağıtlı Devletlerin uyruklarının endüstri, edebiyat ve sanat yapıtları mülkiyetini etkili kanunlarla tanımağı ve korumağı yükümlenir.»…
Türkiye 8 Mart 1923’de sunduğu bir karşı-tasarıda 16. maddeyi şöyle kaleme almıştır: «Türkiye, işbu sözleşmenin yürürlüğe girmesinden başlıyarak, oniki aylık bir sürenin geçmesinden önce:…
(1) ... edebiyat ve sanat yapıtlarının korunmasına ilişkin olup Berlin’de 13 Kasım 1908’de değiştirilen 9 Eylül 1886 tarihli Bern Sözleşmesi ile edebiyat ve sanat yapıtlarının korunmasına ilişkin 20 Mart 1915 tarihli Bern Ek Protokolüne -çeviri hakkına ilişkin hükümler saklı kalmak çekincesiyle- öngörülen biçimde katılmağı yükümlenir.…
(2) Aynı sürenin sona ermesinden önce, Türkiye, sözü geçen Sözleşmelerdeki ilkeler uyarınca, öteki Bağıtlı Devletler uyruklarının endüstri, edebiyat ve sanat yapıtları mülkiyetini etkili kanunlarla tanımağı ve korumağı -yukarıdaki çekinceyle- yükümlenir.»…
15 Mayıs 1923 salı oturumunda 16. madde görüşülürken Hasan Bey Türkiyenin ileri sürdüğü…
«Bu çekincenin nedeni, Türk halkının, Batı ülkelerinde gerçekleştirilmiş edebiyat ve bilim alanındaki ilerlemelerden yararlanmasının yalnız Türkiye’nin değil, Batılı Devletlerin de çıkarına uygun düşmesindedir. Böyle olunca, Batı kültürünün Türkiye’ye girmesi için, Batı’lı yazarların yapıtlarını (Türkçeye) çevirten yayınevlerinin, çeviri hakkı ödemekten bağışık tutulmaları zorunludur. Bu konuda böyle bir yüküm olduğu gibi tutulursa, Türkiye’nin, Avrupa kültürü ile ilişki kurmaktan gerçekten vazgeçmesi gerekecektir; çünkü, araya çeviri hakkı girmese bile Batılı yapıtların Türkçe çevirileri öyle yüksek fiyatlara varmaktadır ki, bunu daha da arttırmak düşünülemez. Türk Temsilci Heyeti, hukuk açısından böyle bir hükmün, özel haklara halel verdiğini kabul etmektedir; ancak, Batılı yazarların yapıtlarının kendi ülkesinde tanıtılması isteğiyle, Türk Temsilci Heyeti, kural-dışı olarak, bu yazarların yapıtlarının Türkiye’de çevrilmesinin her türlü haklardan arındırılmasını istemektedir».…
General Pellé ise önerinin hem eşitlik ilkesine aykırı düştüğünü hem de uluslararası…
