Kararın alıntıladığımız kısmında açıkça belirtildiği üzere, Yargıtay, markanın itibar…
Yargıtay, bir başka kararında da yine benzer şekilde, markanın itibar kaybetmesine…
Yargıtay, daha yakın tarihli kararlarında ise, önceki kararlarından farklı bir değerlendirmede…
“…haksız eylem niteliği taşıyan davalının markaya tecavüzü sonucu davacı marka sahibinin piyasada edindiği imaj ve güvenden oluşan manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp ve zararlar ile uzun süren çabalarla yaratılan marka imajının zedelenmesi nedeniyle, manevi tazminat talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir…”…
Bir başka uyuşmazlıkta ise, davacı, marka hakkının ihlal edildiği iddiası ile MarkKHK…
Yargıtay, bir başka kararında(46), yukarıda belirttiğimiz…
“…Esasen itibar tazminatı manevi bir tazminat değil, taklit ve kötü üretim veya pazarlama nedeniyle sınai mülkiyet hakkının değerini yitirmesi nedeniyle uzun vadede ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı maddi tazminat çeşididir. İtibar kaybına uğrayan hak sahibi değil, bizzat sınai mülkiyetin kendisidir. Hak sahibi bu itibar (değer) kaybı nedeniyle maddi zarara uğrayan kişidir…” Görüleceği üzere, Yargıtay’ın markanın itibar kaybetmesine dayalı tazminat talebine…
