Görüntüleme Ayarları:
Sayfa numarasını gizle

Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.

Sayfa 367

Dr. Öğr. Üyesi Erkan SARITAŞ*<…

Öz

Sanığın, yargılama sürecinde masumiyet karinesinden yararlanması ve hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı söz konusu olmadıkça suçlu olarak muamele görmemesi, adil bir yargılamanın olmazsa olmaz koşuludur. Bu noktada masumiyet karinesi, yargılama süreci kadar bu sürecin sonunda verilen hüküm ile de oldukça ilgilidir. Özellikle bir hüküm türü olarak “düşme” kararı, masumiyet karinesi yönünden oldukça önemli meseleleri ihtiva etmektedir. Örneğin, sanık hakkında düşme kararı verilse bile kararın gerekçesinde kullanılan ifadeler yoluyla sanığın masumiyet karinesinin ihlal edilmesi mümkündür. Diğer taraftan bu olasılıkta, yargılama masraflarının sanığa yükletilmesi halinde masumiyet karinesinin ihlal edilmiş olup olmayacağı da tartışmaya açıktır. Bunun yanında, özellikle AİHM ve bireysel başvurular açısından AYM tarafından masumiyet karinesi yahut genel olarak adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirilmeyen aklanma hakkı kavramı, beraat kararı verilmesi gereken hallerde düşme kararı verilmesi noktasında önemli tartışmaları beraberinde getirmektedir. Hattızatında bahsi geçen son iki meselenin iç hukukta nasıl bir çözüme bağlandığı hususu da yargı uygulamaları ve doktrin açısından tartışmalara sebebiyet vermektedir. İşte bu ça

Abstract