b.Edirne Teşkilâtı Adliye Kanunu’nda Getirilen Değişiklikler
Hâkimi münferit usûlünün yaygınlaştırılması kapsamında atılan en önemli adımlardan…
Müddeiumumiler rüyeti bidayeti ceza mahkemesine ait deavii cezaiyede Usûlü muhakematı cezaiye kanunu ve deavii sulhiyei cezaiyede Sulh hâkimleri kanunu mucibince mükellef oldukları vezaifi ifa edeceklerdir…
Halkı hâkimi münferit usûlüne alıştırmak için getirilen değişiklik teklifinin görüşüldüğü…
Sayfa 145“…bu…
Yine teklif lehinde görüş bildiren Kütahya mebusu Besim Atalay, karmaşık şeklî kurallarla…
“…Burada bizim iki vazifemiz var. Bunu en büyük emel ve gaye bilirsek zannederim o zaman milletin bize tevdi ettiği vazifeyi ifa etmiş olacağız. Birisi vatanın müdafaası, ikincisi halka adaleti ve şer’i şerif ve kanunun emrettiği ihkakı hakkı göstermek ve bilfiil öğretmektir…Elden geldiği kadar hâkimlerin hükmünü tesri etmek, şer’a ve kanuna tevfik etmek en birinci emel ve vazifemizdir. Halkın adalete susamış olduğunu, halkın elimizdeki kanunlardan şikâyet ettiğini biliyorum, her gün görüyorum. Bunu söylemek birinci vazifemizdir. İkincisi her hangi bir teşkilat halkla muvazi gitmelidir. Halkla yanyana gitmelidir. Hükümetin her hangi bir teşkilâtı yapacaksa halkın ruhundan kopan, halkın ihtiyacından doğan asri, dinî teşkilâtı yaparsa o millet o suretle yükselir... Köylü yoğurdunu, yumurtasını satacak, arzuhal parası, pul parası, kaydiye parası verecek… Bunlar yetmiyormuş gibi bir de günlerce sürüklenmek, kaya oyuklarında kalmak, duvar diplerinde yatmak… Yazıktır bu memlekete… Halkın sabrı kalmamıştır. Halk bizden en ziyade bunu bekliyor. Nereye gidersek ihkakı hak edilmiyor, efendiler, edilmiyor…” vurgular eklenmiştir.…
Kanun teklifinin aleyhinde söz alan Kastamonu mebusu Abdulkadir Kemali’nin dönemin…
“…Celâlettin Arif Beyefendi üstadımız uzun izahatlariyle neticeyi söylediler. Fakat esbabı hakikiyeden bahis buyurmadılar. Geçenlerde yine icabetti, arz etmiştim. Mesele hâkimi münferit veyahut hâkimi müçtemi meselesi değildir. Mesele memlekette kavaninin hüsnü tatbikı meselesidir. Otuz küsür seneden beri memleketimizde bir teşkilâtı adliye var. Daha evvel hâkimi münferit teşkilâtı kadılar vasıtasiyle görülüyordu. Fakat kadıların mesaili şeriye ile mesaili sairede malûmatı kâfiyeleri yevmiye yirmi, otuz, kırk, elliyi tecavüz eden eden mesaili hukukiyeyi hal için kâfi değildir. Meslekler her şubede ayrılmış, derin derin vakufa ihtiyaç göstermiş bir dereceye gelmiştir. Meselâ, hukuk uzun bir meseledir. Derin bir ilimdir. Ticaret işleri keza…Mesaili şeriye keza……