Önleyici Gözaltı ve Hürriyet Hakkı Çerçevesinde “Masumiyetin” Anlamı…
Öz
Hiçbir hukuk sistemi suçun önlenmesi amacıyla bir kişinin hürriyetinden yoksun bırakılmasını öncelikli bir tedbir olarak benimsememektedir. Bununla birlikte önleyici gözaltı şeklindeki yeni ve özgün tedbirler farklı alanlarda popülerlik kazanmaya başlamaktadır. Önleyici gözaltı yapısı itibariyle keyfiliğe fazlasıyla açık bir tedbir olup, bu tedbiri takip eden bir soruşturma veya kovuşturma kural itibariyle öngörmemektedir. Zira tedbirin temelinde bir kişinin suç işlemiş olmasından ziyade, muhtemel surette gelecekte bir suç işleyeceği düşüncesi bulunmaktadır. Aslında ilgili tedbir bir anlamda gözaltına alınacak, hürriyetinden yoksun bırakılacak kişinin “masum” olduğunu önceden kabul etmektedir. “Masumiyet karinesi” bir yargılama sonucunda kesin hüküm alınana kadar, kişileri “suçlu” gibi davranılmaktan, yargılama içi ve yargılama dışı çeşitli etkenlerden korumaktadır. Düşünce hürriyeti altında bir kişi suç işlemeyi düşünmekte özgürdür. “Cogitationis poenam nemo patitur” ilkesi uyarınca hiç kimse bir suçu düşünmekten dolayı cezalandırılamaz. Bunun sonucu olarak, bir kişi ilgili suça ait tehlikeli hazırlık hareketleri gerçekleştirse dahi, ilk cezalandırılabilir icra hareketine (teşebbüs sınırının başlangıcına) kadar bu suçu işlemekten vazgeçebileceğini, bu otonomiye sahip olduğunu kabul etmek gerekir. İlk soruşturma tedbirinden başlayarak, temyiz safhaları da dahil olmak üzere tüm yargılama boyunca kişi “masum” nişanını taşımaktadır. Bu kişi önleyici olarak hürriyetinden yoksun bırakıldığında ise, tedbirin doğası gereği herhangi bir aklanma şansı veya gözaltı haline efektif bir itiraz hakkına sahip olmamaktadır. Böylesi bir tedbir tartışmasız nitelikte kişinin hürriyet hakkını ihlal edecektir. İlgili tedbirin herhangi bir şekilde …