Uygulamada, reklamasyon faturalarının yansıtılması özellikle temel sözleşmedeki edimin…
Tablo- 3: Reklamasyon Faturasının Yansıtılması…
Satış sözleşmelerinde, tedarikçi firma konumunda bulunan satıcı, piyasada birçok…
Yargıtay bir kararında, bu kapsam ve içerikteki reklamasyon faturalarının akit tarafa…
“… Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı her ne kadar ayıp ihbarının süresinde yapıldığına dair e-mail yazışmaları sunmuş ise de yazışmaların ayıp ihbarı mahiyetinde olmadığı ve…
Faturalara konu fermuarların davalı tarafından üçüncü kişiye satılması ve 3.kişi tarafından ayıplı olduğunun tespiti üzerine davalıya reklamasyon faturası şeklinde yansıtıldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda olaya TTK’nun 23/1-c maddesinin son cümlesi yollamasıyla TBK’nun 223. maddesi uygulanmalıdır. Öte yandan mahkemece ayıbın TTK’nun 18/3. maddesine uygun şekilde yapılmadığından yazılı şekilde karar verilmiş ise de davalının ayıptan haberdar olur olmaz durumu e-mail ile davacıya bildirdiği nitekim davacının da cevabi e-maili ile ürünleri test edilip sonucu bildirdiğini belirttiği karşılıklı e-mail teatisinin her iki tarafın da kabulünde olduğu görülmektedir. Davacının sağlam ve kusursuz olduğunu iddia ettiği fermuarların gizli ayıplı olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmekle bu durumda mahkemece ayıbın fermuardan olduğu kabul edilerek asıl ve birleşen davalar yönünden uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken dosya kapsamı ile bağdaşmayan gerekçeye istinaden yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.”…
Öncelikle kararda, yerel mahkemenin tacirler arasındaki ayıp ihbarlarını TTK m. 18/III’teki…
Yargıtay da bir kararında faturalar arasındaki tarihlerde çelişki bulunması durumunda,…
“… Davacı davalıdan Nisan-Mayıs 2008 tarihinde satın aldığı malları müşterilerine sattığını, müşterilerinden ayıp bildirimi gelince iade faturası kestiğini bildirmiştir. Mahkemece alınan 4.8.2011 tarihli bilirkişi kurulu raporunda mallardaki ayıbın gizli ayıp olduğu belirtilmiştir. Bu durumda B.K.nun 198. maddesi hükmü kapsamında, davacı alıcı, ayıbın varlığını öğrendiğinde derhal davacı satıcıya ihbarda bulunma yükümlülüğü altındadır. Dosyada yer alan ve davacının müşterisi tarafından düzenlenen 30.4.2009 tarihli reklamasyon faturası davacının ayıp sebebiyle düzenlediği 2.1.2009 tarihli iade faturasından sonraki tarihli olup, davacının reklamasyon faturası tarihinden önce malın ayıplı olduğunu öğrendiği tarihe dair bir iddia ve delil de bulunmamaktadır. Mahkemece, bu yönler gözetilmeden yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”…
Yine Yargıtay kararlarında dikkat çeken bir diğer durum, akit taraflar arasında uyuşmazlık…
Reklamasyon faturasının temelini oluşturan kötü ifanın bu şekilde ayrıca ispatlanması…
Örneğin Yargıtay bir kararında, taşıma sözleşmeleri özelinde taşıyıcının sorumluluğu…
“… Mahkemece, taşımaya konu emtianın davalı taşıyıcı tarafından geç teslim edilmesi nedeniyle, dava dışı şirket tarafından kesilen reklamasyon faturasındaki bedel kadar davacının zararı oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, CMR’nın 23/5. maddesi gereğince gecikme halinde hak sahibi zarar ve ziyanın bundan ileri geldiğini kanıtlarsa taşımacı bu zarar ziyan için taşıma ücretini geçmemek üzere tazminat öder. Bu durumda, davalı taşıyıcının navlun ücreti kadar sorumlu olduğu göz önüne alınarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın tam kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır.” …
