Öğretide suçun adının reşit olmayanla cinsel ilişki olmasından yola çıkılarak ve maddede on beş yaşını bitirmiş çocukla ilişki kurulmasından bahsedildiği için suçun failinin mutlaka on sekiz yaşından büyük olması
Suç açısından bir diğer sorunlu alan da ilişkiye giren tarafların her ikisinin de…
Öğretide bu hususta farklı görüşler yer almaktadır. Bu halde her iki tarafın da fail-mağdur…
Öğretide “Maddede, ceza hukukunda geçerli olan prensiplerle bağdaştırılması mümkün olmayan bir suç tipi düzenlenmiştir. Toplumda geçerli değer yargılarından hareketle böyle bir suç tipinin Kanuna konulduğu muhakkaktır. Ancak, mahiyeti itibariyle aksak bir suç tipi söz konusudur. Zira, bu suçun mağduru ve faili belli değildir”
Anayasa Mahkemesi bir kararında konuya ilişkin olarak “İtiraz konusu kuralın, onbeş yaşını doldurmuş çocukların cinsel farkındalık dönemine girmekle birlikte henüz kişiliklerinin yeterince gelişmemiş olması, başkalarıyla cinsel ilişkiye girmenin sonuçlarını yeterince kavrayacak sorumluluk duygusuna sahip olmayabilecekleri düşüncesiyle ve onların cinsel dokunulmazlıklarını korumak amacıyla getirildiği anlaşılmaktadır. Sanığın cezalandırılması açısından mağdurla aynı yaş grubunda yer alması veya reşit olması arasında fark bulunmamaktadır”…
Özetle bu konuda ikna eden tarafın fail olduğu, karşılıklı olarak her iki tarafın…
Konunun detayına girmek amacımız dışında kalacağından 104’üncü maddenin her ne kadar…
Maddenin belirlilik ilkesi açısından sorunlu olduğu ifade edilebilirse de cinsel…
Başlangıçta rıza ile işlenmesine karşın daha sonra şikayet üzerine cezalandırılması…
Yargıtay kararlarında, mağdurun yaşının bilimsel verilere göre tespit edilmesi (19)…
