Macrobius Sat. 3. 16. 15-16…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi: Kasım 2023
Sayfa: 85 - 87
Sevgi Kayak
Editör:Sercan Gürler, Cihan Osmanağaoğlu Karahasanoğlu, Sevgi Kayak, Sezen Kama Işık
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
b.Diğer Kaynaklar
Antik Roma yargılamasında etik değerlere ilişkin rastladığımız oldukça çarpıcı bir…
“Onlar (yargıçlar) kendilerini kumara adamış, iliklerine kadar şarap kokan, etrafları hayat kadınlarıyla çevrilmiş kişilerdir. Saat on civarında, bir köleyi, Forum’da hangi işlemlerin yapıldığı, kimlerin ne konuştuğu, kimlerin olumlu kimlerin olumsuz görüş açıkladığını sorup öğrenmesi için toplantı yerine gönderirler. Tıka basa şarap içtiklerinden ötürü mahkemeye giderlerken dar yolların arasındaki tüm tuvaletlere uğramak zorunda kalırlar. Mahkemeye geldiklerinde can sıkıntısı içinde yargılamanın başlamasını emrederler. Taraflar uyuşmazlıklarını belirtir, yargıçlar tanıkları çağırıp onları dinlerler ve su içmek için bir ara verilir. Tekrar geldiklerinde dava hakkında her şeyi dinlediklerini beyan ederek yazılı delilleri isterler. İçmiş oldukları şaraptan ötürü gözlerini zorlukla açık tuttuklarından, belgelere bir göz atıp neler yazdığını anlamaya çalışırlar. Daha sonra da kararlarını vermek için bir kenara çekilirler ve kendi aralarında birbirlerine; «Yunan şarabı ile karıştırılmış bal likörünü içip bol etli bir kuş ve iki köprü arasında yakalanmış güzel bir turna balığı yemek varken neden bu aptal insanlarla uğraşıyorum» diye sorarlar “ (Türkoğlu Özdemir, 2008a: 301-302).…
Metinden yorum yoluyla ulaştığımız ve kötü uygulama örnekleri olarak niteleyebileceğimiz…
Yargılama ahlakı bakımından olması gerekeni ortaya koyma bağlamında Seneca’nın özellikle…
“…Bilge adam vermesi gereken bir cezayı bağışlamamalıdır. Bunun yerine affetmenin sağlayacağı avantajları daha onurlu bir yol ile karşısındakine vermelidir. Bilge adam esirgeyebilir, ihtimam gösterebilir, ıslah edebilir. İlk olarak, eğer suç işleyenin yaşı ıslah edilmeye, eğitilmeye uygun ise, onu herhangi bir cezaya çarptırmadan sadece azarlayabilir. Suçu işlediği kesin delilerle ispatlanmış bir diğeri şarabın etkisi altında iken ya da baştan çıkarıldığı için bu suçu işlemiş ise artık cezalandırılmamalıdır. Bütün bunlar affetmenin değil clementia’nın neticeleridir. Merhamet (clementia) davanın formula’sı çerçvesinde değil de neyin asil olduğunu dikkate alarak değerlendirmek anlamına gelir (non sub formula, sed ex aequo et bono iudicat). Merhamet (clementia) beraate yol açabileceği gibi uygun olan bir cezanın suçluya verilmesi sonucunu da doğurabilir” (Suet. Claud 2. 7. 1-3 aktaran Türkoğlu, 2017: 237).…
Seneca’nın doğrudan yargı etiğini ilgilendiren açılmalarına da tanık oluyoruz. Seneca,…
“Kızgınlığın kurduğu tuzaklar arasında işkence, zindan, pranga, yakılmış ya da yarıya kadar toprağa gömüşlmüş vücutlar, çengele asılmış cesetler, bir insanın üzerine oturtulduğu kazık, farklı yönlere giden at arabalarının çekmesi yüzünden parçalanmış gövdeler sayılabilir. Oyunları seyrederken bu görüntülerden zevk alanlardan daha büyük bir ahlaksal çöküntü düşünülemez. Silahlı dövüşler yeterince kötü değilmiş gibi, gün ortası aralıklarında suçluların silahsız ve miğfersiz dövüşmek zorunda bırakılmaları tam anlamıyla bir cinayettir. Hatta çoğu izleyici bu çeşit gösterileri olağan oyunlara tercih etmektedir. Sabahleyin silahsız insanlar aslanların ve ayıların, öğleden sonra ise gladyatörlerin önüne atılmaktadırlar” Suet. Claud. 34. 1 ve Suet. Dom. 3. 3. 6 vb. aktaran Türkoğlu, 2017: 239).…