Konuyla ilgili yapılan değerlendirme yazılarında, Rusya-Ukrayna çatışmasında, Montrö…
Konumuzla ilgili T.C. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Montrö Sözleşmesi’nin boğazlardaki gemi trafiği konusunda ülkemize verdiği yetkiyi, krizin tırmanmasının önüne geçecek şekilde kullanma kararındayız.”
T.C. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: “Kıyıdaş olan, olmayan bütün ülkeleri boğazlardan savaş gemisi geçirmemesi konusunda uyardık. Montrö ne diyorsa bunu uyguladık, bundan sonra da uygulayacağız”…
T.C. Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar: “… Tüm görüşmelerimizde Türkiye olarak Karadeniz’deki barışın, huzurun, güvenli ortamın devam etmesi için gayret gösterdik. Türkiye olarak bugüne kadar tüm meselelere bu çerçevede baktık. Bu olayda da aynı şekilde bakıyoruz. Bugüne kadar yaptığımız gibi Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin 19, 20, 21’inci maddelerinin uygulamasını sürdüreceğiz.”…
Yetkililerin bu açıklamalarını değerlendiren Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz: “Şu ana kadar hükümetin uyguladığı siyasetin bu kapsamda doğru olduğunu değerlendiriyorum. MSB tarafından yapılan açıklamada Sözleşmenin 19, 20 ve 21’inci maddelerinin toplu olarak yorumlanarak uyguladığını; Dışişleri Bakanının açıklamalarından da 19. maddenin uygulanıyor olduğunu anlıyorum. Bu kapsamda NATO’nun Ukrayna’ya askeri araç yardımı kararı almasıyla 19. maddede tarif edilen savaşan taraf statüsüne geçtiği yorumunu yaptıklarını ve bu nedenle Karadeniz’in tüm savaş gemilerinin giriş çıkışına kapalı tutulması kararını verdiklerini değerlendiriyorum. Bu çok doğru bir karardır. Yangına ateşle gitmeme kararıdır. Bu karara tüm kıyıdaşlar ile NATO devletleri ve diğer ülkelerin uymak zorunda olduğunu hatırlatalım. Ancak bu karar sonrası Karadeniz’deki limanlarına dönmek isteyecek kıyıdaş savaş gemilerine izin verilmesi gerekeceğini vurgulamalıyım.”…
Acer de benzer şekilde, tüm devletlerin savaş gemilerine kapalı olması yönündeki açıklamaların, Ukrayna veya Rusya’yı desteklemek için savaş gemileri gönderebilecek ülkelerin savaşan ülkeler olarak kabul edildiği anlamını örtülü olarak içerdiği değerlendirmesini yapmaktadır. Yazar, pek çok NATO ülkesinin ve Avrupa Birliği üyesi devletin Rusya’ya yaptırım uyguladığı ve Ukrayna’ya yardım ve askeri silah sağladığı gerçeğinden yola çıkarak, bu ülkelerin bir şekilde çatışmaya dâhil olan devletler olarak kabul edilebileceğini, ayrıca NATO’nun veya Avrupa devletlerinin savaş gemilerinin geçişine ilişkin Türkiye’yi açıklama konusunda zorlayacak böyle bir talepte bulunmadığını ifade etmektedir(43). Ukrayna’ya yapılan askeri yardımların bu devletleri savaşan devlet statüsüne dâhil…
Montrö Konvansiyonu’nun uygulanması bakımından “savaş” kavramının milletlerarası hukuk çerçevesinde yorumlanması da önem ve zorluk arz etmektedir(45).…
Kanaatimizce yapılan açıklama ve uygulamalardan çıkarılacak sonuç Türkiye’nin resmî…
Değinilmesi gereken diğer bir önemli husus ise, Türkiye’nin yükümlüğünün niteliğidir.…
Türkiye’nin muharip olmadığı savaş zamanı halinde diğer bir yükümlülüğü, savaş gemilerinin…
Karadeniz’e kıyıdaş devletlerin denizaltılarının bağlama limanına dönme istisnası…
19. maddedeki diğer istisnalar Milletler Cemiyeti ile ilgili olup, bugün için Milletler…
Rusya-Ukrayna çatışması bağlamında ticaret gemilerinin Boğazlar’dan geçişine ilişkin…
Rusya-Ukrayna çatışması sürecinde, bugüne kadar uygulanan Türkiye’nin muharip olmadığı…
İtalyanların, ticaret gemisine dönüştürüldüğü gerekçesiyle artık bir savaş gemisi…
Alman gemisi See-Falke’nin 1941 yazında Boğazlar’dan geçişi, bu gemi kolayca silahlı bir gemiye dönüştürülebileceği iddiasıyla, hem İngilizler hem de Sovyetler tarafından, Almanların gelecekte E-botlarını (yüksek hızlı torpido botları) Boğazlar’dan geçirmelerini engelleyebilmek için itirazla karşılanmıştır. Montrö Konvansiyonu’na göre, bu gemiler 100 tondan daha az oldukları için savaş gemilerine uygulanan kısıtlamalara tabi olmadıklarından (aslında savaş gemisi sayılmadıklarından) Boğazlar’dan geçebilirler. İngiliz ve Sovyetlere göre bu tür gemiler sınırlı tonajlarına rağmen aslında donanma yardımcı gemileridir ve Türkiye’nin Montrö’nün lafzına değil ruhuna uygun yorum yaparak bunların geçişini engellemesi gerekmektedir(67)…
“Ems” ve “Kriegtransport” sınıfı(68) Alman gemilerinin Boğazlardan geçtiği ve Karadeniz’deki askeri harekâtlara dâhil olduğu konusundaki İngiliz şikâyeti üzerine kontrol edilen bu gemilerin Montrö kapsamında savaş gemisi sınıfına dâhil olamayacak kadar küçük oldukları ve silah taşımadıkları saptanmıştır. Benzer İngiliz şikâyetleri devam etmiş, Türkiye bu şikâyetlere konu olan gemilerin, yaptığı incelemeler sonucu ticaret gemileri olduğu ve Montrö’ye göre sağlık kontrolü dışında gemileri arama yetkisi olmadığı gerekçesiyle geçişlerini engellememiştir. İngiltere ise bazen bu gemilerin kamufle edilmiş silahlar taşıdıklarını, bazen de Boğazlar’dan silahsız geçen gemilerin Boğazlar’dan çıktıktan sonra silah-
