“…Yaşı altmışı aşkın ve giyimi gösterişsizdir. Sahneden eve girişinde bile bitkin olduğu bellidir. Kapıyı anahtarıyla açar, mutfağa girer, şükrederek elindekilerden kurtulur ve avuçlarındaki ağrıyı…
Fiziksel görünüş bakımından yaşlı ve çalışan bir profil olarak çizilen Willy Loman’ın…
Arthur Miller, eserin ana karakterini fiziksel ve ruhsal özellikleriyle betimlemiş,…
“…Hayır, sorun benim, benden kaynaklanıyor. Birdenbire saatte altmış mil hızla gittiğimi fark ettim, üstelik son beş dakikayı da anımsamıyordum. Görünüşe göre dikkatimi de toparlayamıyordum.(5)…
Yazar ana mesaja dikkat çekerken, alıntılarda görüldüğü gibi, Willy Loman’ı okuyucuya…
Sisteme uyum sağlayamayan, memnun olmayan ve bu yüzden sık sık hayallere dalan Willy…
“…Değişiklik istemiyorum! İsviçre peyniri istiyorum.(6)…
Alıntıda, yeni düzene karşı çıkma ve yeni düzene uyum sağlayamama olarak belirir…
“Willy: Bizi buraya öylesine tıkadılar ki. Kiremitler ve pencereler, pencereler ve kiremitler.…
..Sokak boydan boya araba dolu. Bu civarda bir nebze olsun temiz hava yok. Ot, çim bitmez oldu, arka bahçede havuç bile yetişmiyor. Apartman inşaatlarına karşı yasa çıkarılmalı. …
Şuradaki o canım karaağaçları hatırlıyor musun? (7)”…
Alıntıdaki pencere ve kiremit imgeleri, modern şehri imlemektedir. Tasvir edilen…
Eserde sisteme uyum sağlayamayan ve sağlayanlar arasında da bir karşılaştırma yapılmıştır.…
“Happy uzun boylu ve güçlüdür. Seksilik sanki yüzüne vurmuştur, ya da kadınları çeken bir koku gibi devamlı üzerindedir. O da tıpkı kardeşi gibi pek başarılı olmayıp, kardeşinin aksine yenilgiyi hiçbir zaman kabullenmediği için daha şaşkın ve çetin cevizdir. Ancak, sanki daha mutlu görünür. (8)…
Dolaylı anlatım tekniğiyle Happy Loman’ın özellikleri verilmiştir. Dış görünüşünün…
“Happy: Şimdi bütün yaptığım alım satım müdürünün ölmesini beklemek. Tut ki sonunda alım satım müdürü oldum? Kendisi iyi arkadaşımdır, daha yeni Long Island da muhteşem bir çiftlik yaptı. Orada iki ay oturduktan sonra da satıverdi. Şimdi bir yenisini inşa ediyor. Bir kez bitirdikten sonra ise ondan zevk alamıyor. Biliyorum ki bende onun gibi olurum. Ne için çalıştığımı bir türlü anlayamıyorum. (9)…
Happy’nin ifadelerinden, bireyin bir konumdan diğerine yükselmesi için başka bir…
Yeni kültürel yaşam biçimleri, var olan sistemin gerekleri ve zorunlulukları doğrultusunda…
“Linda: Öyle ama yine de insanlar başka yerlere taşınıyorlar.…
Willy: Hayır, nüfus şimdi daha da fazla.…
Linda: Daha çok gibi gözükmüyor, bana kalırsa……
Willy: Şimdi nüfus daha çok! Bu ülkeyi mahveden de bu zaten! Nüfus başını almış gidiyor! Rekabet ise çıldırtıcı! Şu apartmandan gelen leş kokuya baksana! Öbür yanda bir tane daha...(10)…
Kapitalist düzende gün geçtikçe nüfusun artıyor olması, rekabet, tüketim ve üretim…
Kapitalizm doğrultusunda şekillenen hayat tarzları bireyde bir tatminsizliğe ve maddi…
“Willy: Hastings buzdolaplarını da kim duymuş ki? Hayatımda bir kez olsun aldığım şey parasını ödeyinceye kadar bozulmasa! Devamlı hırdavatçıyla yarış halindeyim. Arabanın…
son taksitini yeni ödedim, ama o can çekişiyor. Buzdolabı manyak gibi pervane lastiği tüketiyor. Onların ömrünü hesaplıyorlar. Öyle hesaplıyorlar ki sen parasını ödediğinde onlar çürüğe çıksın.(11)…
Willy karakterinin alıntılarında da görüldüğü gibi, kapitalist düzenin getirileri,…
Linda Loman ise Willy Loman’ın eşi olup “fedakâr anne”yi simgeler. Kapitalist sistemde…
“Karısı Linda sağdaki yatağında döner. Kalkıp sabahlığını üstüne geçirir ve dinlemeye başlar. Çoğu zaman şen şakrak biridir; sadece Willy’nin davranışları karşısında olağanüstü bir dayanıklılıkla duygularını bastırır. Sevmenin ötesinde ona hayrandır.(12)”…
Kocasının değişken mizacı, huysuzlukları, bitmez tükenmez hayalleri ve ufak tefek…
Kapitalist sistemde kadın yukarıdaki alıntıdan da görüldüğü üzere erkeğin karşısında…
“(Teselli eder)Ya. Belki de sorun yine direksiyondadır. Belki de sorun gözlüğündedir. Bir türlü fırsat bulup da şu yeni camları taktıramadın.(13)…
Linda, Willy’nin kusurlarının farkında olsa bile tavrı, kocasına toz kondurmama yönündedir.…
“Onlara iş getirirken, gençken, onu görünce sevinirlerdi. Ama şimdi, kendisini çok seven, eline birkaç kuruş geçmesi için daime sipariş edecek bir şeyler bulan eski arkadaşları... hepsi öldüler, emekli oldular. Eskiden, Boston’da günde altı-yedi iş görüşmesi yapabilirdi. Şimdi valizleri arabadan indiriyor, sonra geri yüklüyor, tekrar indiriyor... ve sonunda tükeniyor. Yürüyeceğine konuşuyor artık. Yedi yüz mil yol gidiyor, oraya vardığında kimse hoş geldin demiyor ona.(14)…
