2. KAPİTALİST SİSTEMİN DOĞAYA ETKİSİ
Miller’ın kapitalizme dair bir başka eleştirisi de tabiat üzerindeki etkileriyle…
“Perde açılır. Satıcının evi önümüzdedir. Evin, yüksek ve çeşitli şekillerde yapılmış binalarla çevrili olduğu gölgemsi görünüşlerinden anlaşılmaktadır. Evin üzerine ve önüne göğün mavisi yansırken, etrafı kızgın portakal rengi bir ışık altındadır. Işık arttıkça, derme-çatma gibi görünen bu küçük evin etrafının koca apartmanlarla sarıldığını görürüz.…
Loman ailesinin evine dair alıntıdan, koca apartmanların kapitalizmi simgelediği…
“Willy: Bizi buraya öylesine tıkadılar ki. Kiremitler ve pencereler. Pencereler ve kiremitler.…
Willy oldukları yere tıkıldıklarını, pencere ve kiremit imgeleriyle belirtmektedir.…
“Biff: İşte eve gelişimin nedeni, çünkü sanırım bunun farkına yeni vardım, şu çalıştığım çiftlik, şimdi orada ilkbahar bir düşünsene. On beş tane tayları oldu. Yavrulamış bir at ve yeni doğmuş bir…
Şehre değil doğaya ait hisseden baba ile oğulun umutları, daima doğal olanı hayal…
Kapitalist sistem doğayı bozmaktadır ve gürültü dolu şehir hayatı insanı yalnızlaştırmaktadır.…
“Stanley: Elbette, ön tarafta kendinizi onca gürültünün ortasında bulursunuz. Ne zaman bir ziyafet verecek olursanız Bay Loman, sadece bana söyleyin, ben sizi derhal buraya oturttururum. Yani pek çok insan böyle sakin yerlerden hoşlanmaz. Çünkü devamlı evde yalnız oturmaktan bıkmışlardır.…
Gürültü ve karmaşa, bir yandan insanın yalnızlığını arttırırken diğer yandan bastırır.…
“Kapitalist sürecin tek amacı değerlenme ve gittikçe artan bir değerlenmedir, insanlar ve doğa bu değerlenmenin sadece bir aracı olarak muamele görürler, yaşam standartlarında bir artış yaşansa bile, bu acınası yaşam koşullarını yeni formlarda sürekli olarak yeniden üreten bu süreç, insan ve doğaya karşı içsel bir yıkıcılığa sahiptir.…