“Bu nedenle her şeyden evvel kanunlar, Anayasa’da en üstte yer alan değer olan insan onurunu ihlal edemez ve dahası, insanın manevi, politik ve ekonomik özgürlüğünü, bunların öz içeriğine dokunacak şekilde sınırlandıramaz. Bu durum, vatandaşa özel yaşamı şekillendirmeye dair anayasal geçerliliğe sahip mahfuz bir alan tesis edildiği anlamına gelir. Yani, bütün kamusal gücün etkisinden bağışık bir insan özgürlüğünün dokunulamaz bir nihai alanı …
Yukarıdaki alıntı, Elfes Kararı ile birlikte devletin tüm müdahale biçimleri bakımından dokunulamaz bir çekirdek alanın var olduğu düşüncesinin kabul edildiğini göstermektedir. Çekirdek alanın kapsamı ise hâlihazırda normatif olarak belirlenmiş değildir; mesele somut olay bağlamında değerlendirmede bulunulması amacıyla içtihada havale edilmiş görünmektedir.(18)…
