“İnceleme konusu davada, davalı sendikanın, sendika üyesi ve kurucusu olamayacağı sabit olan emniyet hizmetleri sınıfına dâhil polis memurları tarafından kurulduğu anlaşılmakla, 4688 sayılı Kanun’da öngörülen kuruluş koşulları gerçekleşmediğinden, davalı sendikanın yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan kurucuların tamamı yasak kapsamında olduğundan, bu eksiklik giderilemez niteliktedir ve bu anlamda 4688 sayılı Kanun’un 6. maddesi gereğince süre verilmesi de gerekmez. Ayrıca, yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere somut olayda yok hükmünde olan bir hukuki işlem…
Açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında, mahkemece, davalı sendikanın yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(103)…
Yargıtay 2015 yılında verdiği bir kararda farklı sonuca ulaşmıştı. Karara göre,…
“Yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere, hukukumuzda, sendikaların kuruluşu yönünden serbest kuruluş sistemi benimsendiğinden, davalı sendika başvuru evrakını 16.11.2012 tarihinde Ankara Valiliği’ne vermekle tüzel kişilik kazanmıştır. Ankara Valiliği tarafından yapılması gereken, başvuru evrakını incelemek, eksiklik yahut kanuna aykırılık tespit edilmesi durumunda bir ay içinde tamamlanmasını istemek, eksiklik bu sürede giderilmezse bir aylık hak düşürücü süre içerisinde iş mahkemesine başvurmaktan ibaretti.…
Somut olayda, Ankara Valiliği’nin 16.11.2012 tarihli yazısı ile, aynı tarih itibariyle gerekli incelemenin yapıldığı ve kurucu 60 üyenin halen bilfiil görev yapan hakim ve savcı olduğuna dair kanuna aykırılık tespit edildiği anlaşılmıştır. ... tarafından 16.11.2012 tarihi itibariyle, davalı sendikaya, eksikliğin giderilmesi için bir aylık süre verilmesi ve daha sonra eksiklik giderilmediği takdirde bir ay içinde iş mahkemesine başvurulması gerekirken, bu tarihten çok sonra olmak üzere 02.07.2014 tarihinde mahkemeye başvurulmuştur.…
Diğer taraftan, davacı valilik uygulaması, Anayasamıza, 4688 sayılı Kanun’a ve ülkemiz tarafından onaylanan uluslararası sözleşmelere aykırı olacak şekilde, sendikaların kuruluşu yönünden izin sisteminin tatbiki niteliğinde olduğundan hatalıdır. Bütün bu açıklamalar karşısında, mahkemece, süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacının yerinde görülmeyen temyiz itiraz
2015 yılında verilen karar öğretide Şahlanan tarafından eleştirilmiştir. Yazara…
“Yüksek Mahkemenin kararındaki bu gerekçeye katılmak kanaatimce mümkün değildir. 4688 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin (b) bendinde açıkça “Yüksek Yargı organlarının başkan ve üyeleri, hakimler, savcılar ve bu meslekten sayılanlar”ın sendikaya üye olamayacakları ve sendika kurucusu olamayacakları hükmü yer almaktadır. Hal böyle iken davalı sendikanın, sendika üyesi ve kurucusu olamayacağı sabit olan hakim ve savcılar tarafından kurulduğu anlaşılmakla, 4688 sayılı Kanun’da öngörülen kuruluş koşulları gerçekleşmediğinden, davalı sendikanın yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerekmektedir. Öte yandan kurucuların tamamı yasak kapsamında olduğundan, bu eksiklik giderilemez niteliktedir ve bu anlamda 4688 sayılı Kanunun 6. Maddesi gereğince süre verilmesi de gerekmez. Ayrıca somut olayda yok hükmünde olan bir hukuki işlem söz konusu olduğundan, bu nitelikteki davaların süreye bağlı olmadığının da kabulü gerekir.”(105)…
4688 sayılı Kanunun 15. maddesine göre, kamu görevlileri sendikalarına emniyet sınıfı…
“Tüzüğün veya bu Maddede sayılan belgelerin içerdikleri bilgilerin kanuna aykırılığının tespit edilmesi ya da bu Kanunda öngörülen kuruluş koşullarının gerçekleşmediğinin anlaşılması…
Kanunda öngörülen işkollarından birisinde kurulan ancak kurucularının tamamının yasak…