12. No.lu Genel Tavsiye Kararında, taraf devletlere Komite’ye sundukları periyodik raporlarda dört başlıkta sıralanan konulara ilişkin bilgi sunmaları tavsiye edilmiştir: 1.Kadınların gündelik hayatta karşılaştıkları her türlü şiddet olayına karşı korunması amacıyla çıkarılan ve yürürlükte olan mevzuat. 2. Kadına yönelik şiddeti ortadan kaldırmak için alınan diğer tedbirler 3. Saldırı ve tacize uğrayan kadınlara yönelik mevcut yardım hizmetleri 4.Kadına yönelik her türlü şiddet olayına ve şiddet mağduru kadınlara yönelik istatistik veriler(15)…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi: Ağustos 2024
Sayfa: 37 - 42
Nazime Beysan
Editör:Gülriz Uygur, Nazime Beysan, F. İrem Çağlar Gürgey
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
a.Kadına Yönelik Şiddet Bağlamında Devletin Özen Yükümlülüğü İlkesinin Normatif Çerçevesi
Kadınların ve kız çocuklarının insan hakları konusunda en önemli metinlerden biri…
Komite 1992 tarihli 19 No.lu Genel Tavsiye Kararı ile kadına yönelik şiddete ilişkin tarihsel önemi olan bir tespit yapmıştır: Kadınlara sırf kadın oldukları için yöneltilen ve kadınları orantısız biçimde etkileyen şiddetin, CEDAW Sözleşmesi denetimi kapsamında olan bir ayrımcılık türü olduğu belirtilmiştir. CEDAW kapsamında kadına yönelik ayrımcılık yasağının sadece kamu görevlilerinin eylemlerinden kaynaklanan haller ile sınırlı olmadığı, devletin herhangi bir kişi, kurum veya kuruluş “kamu görevlisi sıfatı taşımayan gerçek kişilerce veya özel hukuk tüzel kişilerince” tarafından yürütülen ayrımcılığa karşı da gerekli tedbirleri almasının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Ayrıca devletin uluslararası hukuka ve insan hakları sözleşmelerine uygun olarak özel alanda işlenen şiddet eylemleri konusunda da şiddeti önlemek, şiddet eylemlerini soruşturmak, failleri cezalandırmak ve mağdurun zararını tazmin etmekle yükümlü olduğu vurgulanmıştır. Bu yükümlülüğünü yerine getirme konusunda gerekli özeni göstermeyen devletin…
28 No.lu Genel Tavsiye Kararı ise, taraf devletlerin temel yükümlülüklerine ilişkindir. Toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin bir ayrımcılık türü olduğunun altını bir kez daha çizerek, devlet dışı aktörlerce gerçekleştirilse dahi devletin bundan sorumlu olduğunu vurgulamaktadır. CEDAW’ın 2. maddesi uyarınca taraf devletler kadınların haklarına saygı gösterme, koruma, ayrımcılığa maruz kalmamalarını sağlamak için Sözleşme’de yer alan yasal yükümlülükleri yerine getirmekle yükümlüdür. Buna göre saygı gösterme yükümlülüğü, taraf devletlerin kadınların medeni, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel haklardan eşit şekilde yararlanmalarını doğrudan veya dolaylı olarak engelleyen yasalar, politikalar, düzenlemeler, programlar, idari düzenlemeler ve kurumsal yapılanmalardan kaçınmalarını gerektirir. Koruma yükümlülüğü, özel kişilerce gerçekleştirilen kadına yönelik ayrımcılığa karşı, kadını korumayı, cinslerden herhangi birinin üstünlüğü veya aşağı olma anlayışını, toplumsal cinsiyet rollerini kalıplaştıran önyargıları yaratan ve sürdürülmesine yol açan geleneksel yaklaşımları ortadan kaldırmayı hedefleyen adımlar atmayı gerektirmektedir. Sözleşme’nin 2. Maddesi, sadece doğrudan veya dolaylı olarak devlet tarafından gerçekleştirilen ayrımcılıkla sınırlı değildir, özel kişilerden kaynaklanan ayrımcılığı da önleme konusunda özen gösterme yükümlülüğü getirmektedir(17)…
CEDAW Komitesinin Sözleşme maddelerini yorumlayan Genel Tavsiye Kararları, taraf…
Kadına yönelik şiddet konusunda normatif çerçeveyi oluşturan ilk belge BM Genel Kurulu…
BM Genel Kurulu 1999 yılında ise CEDAW’a Ek İhtiyari Protokol’ü kabul etmiştir. Protokol iki temel yenilik getirmektedir: İlk olarak, CEDAW’da…
Toplumsal cinsiyete dayalı kadına yönelik şiddet konusunda devletin özen yükümlülüğüne…
Şüphesiz ki toplumsal cinsiyete dayalı şiddet konusunda devletin özen yükümlülüğü…
İstanbul Sözleşmesi taraf devletlerin şiddetle mücadele konusundaki yükümlülüklerini…