GİRİŞ
Laiklik ilkesi, Türkiye’de hukuki ve politik tartışmaların her dönem odağında olmuştur.…
“ 1) Devlet gücünü kullananların bir din veya mezhep taraftarlarını tutmaktan vazgeçerek bütün dinsel inançlara eşit işlemde bulunmaları,…
2) Devlet kuruluşlarıyla din kuruluşlarının birbirinden ayrılması ve ‘’resmi devlet dini’’ diye bir şeyin kalmaması.…
3) Devlet hukukunun ve kamu hizmetlerini düzenleyen kuralların dinsel ya da dinle ilgili kurallar olmaktan çıkması…
biçiminde tanımlamaktadır. Bu açıdan laiklik ilkesinin unsurları devletin çeşitli…
“… bu terimde, laicisme teriminde olandan farklı olarak, kilise ya da kilise adamı, kurum ve kuralları, yetkilileri ile onların dünyasal karşıtlarının (clericus ile laicus’un) karşı karşıya gelmesi, birçok ölçüte göre birbirinden iyice ayırdedilmesi durumu yerine geleneksel, katılaşmış kurum ve kurallar karşısında za
“…Bir toplumda en yüksek sayılan değerler, özellikle böyle zamanlarda, dinsel değerler kılığına girmeye de eğilimlidirler. Din, geleneğin en son sığınağı, en son savunma kalesidir. Aslında toplumun eski yaşayışının kökeninden gelen birçok alışkanlıklar, kolaylıkla din gereği imiş gibi bir nitelik kazanırlar. İşte bunun içindir ki, çağdaşlaşma sözcüğünün özü, “laikleşme” sözcüğünün söylemek istediği gibi toplumu bu dinselleşme hummasının yakasından kurtarma işi imiş gibi gözüküyor ve burada laicisme ile secularism terimlerinin anlamları, ayrı sözcük kökenlerinden geldikleri halde, birbirine uyuyor…
Bu bakımdan laiklik ve sekülerizm kavramları arasında siyasal iktidarın üzerindeki…
Batı’da din ve devletin birbirinden ayrılması her ülkenin özgül şartları içerisinde…