VI.KADINA KARŞI CİNSEL ŞİDDETİN SOYKIRIM OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ
1.Genel olarak
Özellikle Yugoslavya ve Ruanda’da kadına karşı şiddet, kadının tabi olduğu grubu…
Kadın ulusal, etnik, ırki veya dini bir toplulukta, topluluğun kültürel olarak devamı…
RUCM’nin Akayesu kararı, kadına karşı cinsel şiddetin ve özelinde ise ırza geçme fiillerinin insanlığa karşı suç ve soykırım suçu aracı olarak tanındığını açık bir şekilde ifade eden ve bu anlamda çığır açan bir karar olmuştur.…
Kararında Mahkeme, uluslararası hukukta ırza geçmeye ilişkin bir tanım bulunmamasına…
Akayesu kararında RUCM, özellikle soykırım suçunun seçimlik hareketlerinden biri olan “grup içerisinde doğumları önlemek için tedbirler uygulama”…
RUCM’nin söz konusu kararı ile ırza geçme ile soykırım suçu arasındaki kesişim kümesini…
RUCM’nin Karemera kararı da, cinsel şiddetin ve özellikle tecavüzün soykırım suçunu oluşturduğunu göstermesi adına incelenmesi gerekli bir karardır. Savcılık makamı tarafından 24 Ağustos 2005 tarihinde sunulan ek iddianameye göre Ruanda’nın değişik bölgelerinde 1994 yılında Tutsi kadınlara karşı gerçekleştirilen ırza geçme ve cinsel şiddet eylemleri, fiziksel ve ruhsal açıdan ciddi zararlara neden olmuştur. Tutsi kadınlar üzerinde gerçekleştirilen bu tür ciddi fiziksel ve ruhsal zararların, etnik ve ırki bir topluluk olan Tutsilerin fiziksel ve psikolojik olarak grup kimliğini sürdürme ve üreme kapasitelerini yok etmeye yönelik olduğu, bundan dolayı da soykırım suçunu oluşturduğu belirtilmiştir (parag 66).…