Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15.06.2022 gün, 2020/296 E., 2022/923 K. sayılı kararı:…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi: Haziran 2024
Sayfa: 180 - 181
Fatma Feyza Şahin
Editör:Mert Namlı, Murat Atalı
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
11.Hukukçu bilirkişi:
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266/1 maddesindeki açık ve emredici hüküm gereği, hukuk…
Bozma: “… Dava, kefalet sorumluluğu kapsamında yapılan ödemenin rücuen tahsiline yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı ve aynı zamanda diğer kefil olan R.D. savunmasında kendisinin de ödemeleri bulunduğunu belirtmiştir. Bu durumda mahkemece bilirkişi raporuna yönelik ve bilirkişinin sıfatına yönelik itirazlar da dikkate alınarak konusunda uzman bankacı bir bilirkişiden banka kayıtları üzerinde inceleme yapma yetkisi verilerek tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek ve Yargıtay denetimine elverişli olarak bir rapor alınıp varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken hukukçu bilirkişinin mütalaasına istinaden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.”…
Direnme: “… alınan bilirkişi raporunda …….. davacının ödediği 24.000TL’nin tamamını asıl borçlu ….. A.Ş.’den, 12.000TL’sini ise davalı R.D.’den talep edebileceğinin belirtildiği, bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hükme esas alınabilecek mahiyette olduğu ….. buna göre tarih ve tutar itibariyle banka ödemesinin ….. İcra Müdürlüğünün 2010/24110 sayılı icra dosyasına ilişkin olmadığı, bu hususun tespiti için bankacı bilirkişi aracılığıy
Hukuk Genel Kurulu kararı:…
“ … Hukukçuların alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemeyeceğine ilişkin HMK’nın 266. maddesi hükmündeki, mahkemenin çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy veya görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere konusunda uzman olmayan hukukçu bilirkişiden rapor alınarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.…
Davalı R.D. vekili, davacının kredi borcu nedeniyle bankaya olan borcunun ödendiğini savunmuştur. … Bankasının az yukarıda belirtilen 27.03.2013 tarihli yazısında da, davalı R.D. tarafından davacının kullandığı krediye yönelik ödeme yapıldığı belirtilmiş olup, yapılan bu ödemeye ilişkin konusunda uzman bankacı bilirkişiden, banka kayıtları üzerinde inceleme yapma yetkisi de verilmek suretiyle tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporuna ve bilirkişinin sıfatına yönelik itirazlar değerlendirilmeden karar verilmesi yerinde değildir.…
Hâl böyle olunca; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.…
Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.”…