7.Mahkemece bilirkişi incelemesine ilişkin karardan dönülmesi:
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266/1 maddesinde bilirkişiye başvurulması gerektiren…
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 30.09.2021 gün, 2017/934 E., 2021/1124 K. sayılı kararı:…
Bozma: “… mahkemece, taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış ise de, alınan asıl ve ek rapora itiraz edilmesi üzerine 31.03.2014 tarihli celsede yeniden rapor alınması için ara kararı kurulmuş ancak ara karar yerine getirilmeden ve yetersiz incelemeye dayanan bilirkişi raporu ve ek rapor dikkate alınarak hüküm oluşturulmuştur. Yapılan bu işlem savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olup, doğru değildir. O halde mahkemece, iddia ve savunma dikkate alınarak ve ispat külfetinin iddiaya göre davacı yanda olduğu gözetilerek inceleme ve araştırma yapılmak gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.”…
Direnme: “… ara karardan dönülmesinin davalının savunma hakkını kısıtlamadığı, bilirkişi asıl ve ek raporlarının da hüküm kurmaya elverişli olduğu…”…
Hukuk Genel kurulu kararı:…
“… Özel Dairece mahkemece yeni bir bilirkişiden rapor alınmasına ilişkin ara kararından dönülmüş olması hususu savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu kabul edilmiş ise de, ara karardan dönülmesi savunma hakkını kısıtlanmasına neden olmaz. Zira, mahkeme vermiş olduğu ara kararından kural olarak her zaman dönebilir.…
Ancak eldeki davada ispat yükü mahkemenin kabulündeki gibi davalı alacaklıda olmayıp, Özel Daire bozma kararında belirtildiği gibi davacı borçludadır. Bu nedenle davacı borçlunun ödeme savunmasını usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Ayrıca, mahkemenin özel veya teknik bilgiyi gerektiren eldeki davada yetersiz olduğunu kabul ettiği bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurması da doğru değildir.…
O hâlde mahkemece konusunda uzman hesap bilirkişisinden taraf defterlerinin incelenmesi suretiyle Yargıtay denetimine elverişli yeni bir rapor alı
Hâl böyle olunca direnme kararı açıklanan bu değişik gerekçe ve nedenlerle bozulmalıdır…