Öte yandan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı yayınladığı bir Genelge(32)…
Nitekim Yargıtay da;…
“...TK’nın 343. maddesi ‘Konulan ayni sermaye ile kuruluş sırasında devralınacak işletmelere ve ayınlara, şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce değer biçilir. Değerleme raporunda, uygulanan değerleme yönteminin somut olayın özellikleri bakımından herkes için en adil ve uygun seçim olduğu; sermaye olarak konulan alacakların gerçekliğinin, geçerliğinin ve 342. maddeye uygunluğunun belirlendiği, tahsil edilebilirlikleri ile tam değerleri; ayni olarak konulan her varlık karşılığında tahsis edilmesi gereken pay miktarı ile Türk Lirası karşılığı, tatmin edici gerekçelerle ve hesap verme ilkesinin icaplarına göre açıklanır. Bu rapora kurucular ve menfaat sahipleri itiraz edebilir. Mahkemenin onayladığı bilirkişi kararı kesindir’ hükmünü haizdir. Davacı şirket, dava dışı şirketlerden olan alacağının tespiti istemiyle işbu davayı açmış olup, madde gerekçesinden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu alacakların gerçekliğinin ve tahsil edilebilirliğinin mahkeme kararıyla yapılacak inceleme ile tespitini öngörmüş bulunmaktadır...”(34)…
şeklinde ifade ettiği kararında, alacağın sermaye olarak konması taahhüdünün dış…